YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5528
KARAR NO : 2009/374
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, 19.01.1996 tarihli sözleşme ile davalının Ordu ili ve ilçelerinin bayiliğini üstendiklerini, davalının haksız yere bayilik ilişkisini 23.09.1998 ve 09.06.1999 tarihleri arasında askıya alarak ayrıca 700.-TL. maddi ceza uyguladığını, uygulanan maddi cezanın haksız olduğunun, Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24.09.2004 tarihli kararı ile sabit olduğunun, davalının bayilik sözleşmesini haksız yere askıya aldığı dönemde kazanç kaybına uğradıklarını ve şirketin itibarının zedelendiğini iddia ederek fazlaya dair hakları saklı tutularak 1000.00.-TL. maddi, 10.000.00.-TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığının müfettiş raporları ile belirlendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalının haksız fiilden kaynaklanan zararını, zararın oluştuğu tarihten itibaren 1 yıl içinde talep etmediği gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 19.01.1996 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğunda ve sözleşmenin 23.09.1998-09.06.1999 tarihleri arasında davalı yanca davacının bayilik sözleşmesini ihlal ettiği gerekçesiyle askıya aldığında uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda mahkeme davacının iddiasının bayilik sözleşmesine haksız yere müdahale edildiğine ilişkin olduğu ve uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı ve davanın B.K.nun 125.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, haksız fiile ilişkin zamanaşımı dikkate alınıp yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.