YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31336
KARAR NO : 2023/293
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E
T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/198 E., 2022/793 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2020/354 Esas, 2022/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/793 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemi özetle, eksik inceleme ve araştırma sonucu hukuka aykırı karar verildiğine, sanığa yöneltilen suçlamaların maddi dayanaktan yoksun olduğuna, sanık açısından manevi kastın oluşmadığının aşikar olduğuna, sadece tanık beyanına dayanarak mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak ceza verdiğine, bu uygulamanın Yargıtay kararlarına ve hukuka açıkça aykırı olduğuna, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza vermesinin emsal dosyalarda verilmiş olan Yargıtay kararlarına aykırı olduğuna, Adli Tıp Kurumu’nun açıkça usule aykırı rapor tanzim ettiğine, sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığa, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden tekrar rapor alınması gerektiğine, sanığın Bylock kullanıcısı olmadığına, CGNAT kayıtları ile tespit ve değerlendirme tutanağının birbiri ile örtüşmediğine, bu çelişkinin giderilmesi için uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğine, tanıkların sanığa iftira attıklarına, etkin pişmanlıktan yararlanan tanığın beyanlarının tek başına mahkumiyete yeter delil değeri olmadığına, sanık hakkındaki SD kartta yer alan fişlemenin açıkça kendi içerisinde çelişkili ve muğlak olduğuna, adil yargılanma hakkının sonucu olan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, herhangi bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, tahliye ve beraat taleplerine vs. ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
”…Terör örgütlerindeki amaç, suçun işlenmesi yolunda güven, disiplin ve sıkı irtibata önem veren işbölümüne dayalı hiyerarşik düzene sahip yapılar olarak istihbarat, gizlilik güvenlik ve denetim konularında duyarlı oldukları, işleyiş ve yapılanma itibariyle bu özellikleri gösteren terör örgütlerinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayan irtibat halinde olmadıkları güvenilir bulmadıkları, denetlemedikleri kaynaklardan bilgi kabul etmeyecekleri gibi gizlilik ve güvenlik programları ile hiyerarşiye uymayan kişilerin bu tür faaliyetlerine de izin vermeyecekleri terör örgütlerinde örgüt mensupları arasında iletişim sağlamak ve örgüt liderlerinden alınan talimatlar ile örgüt faaliyeti kapsamında yapılacak toplantıların çağrısını yapmak gibi faaliyetlere ilişkin organizasyonun örgütsel yapı dışında değerlendirilemeyeceği sanığın sıradan bir vatandaşın temin edip kullanma imkanı olmayan ve sadece FETÖ/PDY örgüt mensuplarınca haberleşme aracıyla kullanıldığı bilinen ByLock isimli programın GSM hattı üzerinden kullanmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, sanığın kullanmakta olduğu 05.. … .. 99 numaralı GSM hattından … IMEİ numaralı cihaz ile 12.08.2014 ila 12.08.2015 tarihleri arasında 129 farklı tarihte toplamda 67.804 kez ByLock sunucuları ile iletişim kurulduğu, sanık hakkında ByLock CGNAT kayıtları ile HTS kayıtlarının kıyaslanması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdii ile 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda ByLock sunucularının erişimin değerlendirildiği, 129 farklı tarihte 67.804 kez ByLock erişiminin bulunduğu, … ilinde 66.459, … ilinde 691, … ilinde 621, … ilinde 27, … ilinde 5, … ilinde 1 bağlantı bulunduğu, sözkonusu erişim kayıtlarının …, …, … ve … nolu IP’ler üzerinden gerçekleştirildiği, ByLock programına bağlandığı esnada bulunduğu baz bilgisi IMEİ ve IP bilgisi ile aynı tarih saatlerle CPRS kaydı ile baz bilgileri mail bilgileri ve IP bilgilerinin uyuştuğunun tespit edildiği görülmüştür. Ayrıca ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı değerlendirildiğinde; sanığın ByLock kullanıcı adının “Vefali” olduğu, dinlenen tanık beyanları ile sübut bulduğu üzere örgüt içerisinde sanığın Vefa kod adını kullandığı, ID numarasının “659”, şifresinin Aa0987 olduğu, ByLock içeriklerinin dosya kapsamında bulunduğu söz konusu GSM hattı üzerinden ByLock programının sanık tarafından kullanıldığı ve sanığın örgütsel kapsamda görüşmeler yaptığı anlaşılmıştır.
Tanık …’ın … ilçesindeki polis meslek yüksek okulundaki öğrenciler ile ilgilenme görevinin kendisine sanık tarafından verildiği ve sanığın kendilerinin üstü olduğu, aldıkları bilgileri sanığa ilettikleri, aynı toplantıya … ve …’ün de katıldığı, sanığın … Polis Meslek Yüksek Okulu ile ilgilenen şahıs olduğu, kendilerinin onun altı olduğu, Bylock üzerinden sanık ile görüşmelerinin olduğu, SEGBİS ekranından gördüğü şahsın … olarak bildiği Vefa kod isimli şahıs olduğu yönündeki beyanı, tanık …’ün Vefa kod …’ı tanıdığı, bu şahısla irtibatı olan kişinin … olduğu, … Polis Meslek Yüksekokulu öğrencileriyle örgütsel anlamda ilgilendiği, …’ın … koda bağlı faaliyet yürüttüğü yönündeki beyanı, tanık …’nın sanığı … kod ismiyle tanıdığı, … PMYO sorumlusu olduğu, kendisinin Polis Okulu öğrencileriyle ilgilendiği, örgütsel anlamda Vefa kodun kendisinin üstü konumunda olduğu, öğrencilerle sanığın tanıştırdığı, ve telefonuma ByLock ve Eagle programlarını sanığın yüklettiği, bunlar üzerinden haberleştikleri, … diye birisinin kendilerinin sorumlusu olduğu, onun üstü konumunda da … kod …’ın bulunduğu, sanığın bizzat sohbetlere katılıp kendilerine sorumluluk verdiği, söylediklerinin duyuma dayalı olmayıp bizzat gördüğü şeyler olduğu, tanık …’ın da 2008 yılında … Polis Meslek Yüksek Okulunda mahrem abilik yaparken …’ın kendisinin örgütsel anlamda altı konumumda olduğu, bir müddet birkaç evden sorumlu bulunduğu yönündeki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tanık beyanlarının dosyada mevcut diğer deliller ile birbirini desteklediği, sanığın VEFA kod adını kullandığı, örgütün polis mahrem yapılanma içerisinde öğretmen olarak ifade edilen şahısların üstü pozisyonunda yer aldığı, örgütsel olarak … ili … ilçesindeki Polis Meslek Yüksekokulundan sorumlu olanların üstü konumunda bulunduğu hususları sübut bulmuştur.
Ayrıca sanığın, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında tanık … ve …’nın kayıtlı olduğu, bu tanıkların sanık ile ByLock programı üzerinden görüştüklerine dairt beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kriptolu iletişim ağı ByLock isimli programı kullandığı anlaşılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında Garson isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kart içerisinde FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin bulunduğu, buna göre düzenlenen veri inceleme tutanağından anlaşıldığı üzere sanığın ”A” vasfında, ”MD” görev ve konumunda kodlandığı, göbek adı ”VEFA”, ”Aktif”, bizimle başladığı yıl ”2002” bize gelmeden önceki son görev ”öğrenciliğinden beri birimde” şeklindeki kayıtların yer aldığı, A ve MD vasıf ve konumunun müdür vasfındaki kişileri ifade ettiği, bu kapsamda, söz konusu veriye göre sanığın örgüt emniyet mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı, yine söz konusu veri inceleme tutanağında sanığın kayıt altına alınmış bilgileriyle (açık kimlik, TC. Kimlik, eş, çalıştığı yer, telefon numarası, eğitim ve medeni durumuna ait bilgiler) dosya kapsamındaki sanığa ait bilgilerin örtüştüğü tespit edilmiştir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın polis mahrem yapılanması içerisinde öğretmen olarak ifade edilen şahısların üstü pozisyonunda yer aldığı, Ereğli Polis Meslek Yüksek Okulundan sorumlu olduğu bu şekilde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamındaki delillerle ilgili tarihler nazara alındığında sanığın birleşen dosyada dahil anlatılan tüm eylemlerinin bütün halinde bir silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğu, örgüt yöneticisi olarak değerlendirilemeyeceği böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, yapılan yargılamada sübuta ermekle, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/2 nci md. gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, sanığın örgüt içindeki konumu ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanığın amacı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın işlediği suçun 3713 sayılı Kanun’un 3 ve 4 üncü maddelerinde sayılan suçlardan olması nedeniyle cezasından 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın yargılama surecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine değerlendirilerek 5237 sayılı TCK’nın 62/1 inci maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanı olmadığından hakkında TCK’nın 221 inci maddesinin uygulanmamasına, alınan rapor ile sabit olduğu üzere sanığın atılı suç yönünden cezai sorumluluğunun tam olduğu anlaşıldığından hakkında TCK’nın 32 nci maddesinin uygulanmamasına, sanığa verilen ceza miktarı, atılı suçun niteliği, dosya kapsamında suça ilişkin deliller, atılı suç ile tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıdığı, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gözetilerek sanığın hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına oy birliği ile karar vermek gerekmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak kısa kararın “C-8” bendinde yer alan “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA,” ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 280/1-d maddesi gereğince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b-)Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, dosya kapsamındaki tanık beyanlarına, … ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına, gizli tanık Garsondan elde edilen SD kartta sanıkla ilgili yer alan bilgilere, Adli Tıp Kurumu raporuna ve incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın temyiz aşamasında 09.06.2022 tarihli dilekçesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanı alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/198 Esas, 2022/793 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek, tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk halinin DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.