Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18554 E. 2023/288 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18554
KARAR NO : 2023/288
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/297 E., 2015/41 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/297 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bendleri, 62 nci, 52 inci maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 30.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın çekin sahte olduğunu bilmediğine, sahte olduğunu bilse kendi adı ve imzası ile cirolamayacağına, çeki kimden aldığını samimi olarak açıkladığına, bu nedenle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’un satması için galericilik yapan …’e verdiği 35 P 1785 plakalı aracın, … tarafından sanığa satıldığı ve sanığın bu alışveriş karşılığında suça konu sahte çeki cirolayarak …’e verdiği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarına göre, çekin tamamen sahte olduğu, çekteki keşideci imzasının …’e ait olmadığı, çekin ön yüzünde bulunan yazı ve rakamların ve arka yüz birinci ciranta yazı ve imzasının sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık suçlamayı kabul etmemiş, çeki vefat eden Haldun Uludoğan’dan aldığını iddia etmiş, ancak bu iddiasını ispatlayamamıştır.
4. Mahkemece, çekin ön yüzündeki siyah mürekkepli tersim edilmiş yazı ve rakamlar ile arka yüzündeki birinci ciro yazı ve imzasının sanığa ait olduğunun anlaşılması ve sanığın araç alım satım işi ile uğraştığının ve suça konu edilen 35 plakalı aracın sanık tarafından …’den alındığının tanık beyanları ile anlaşıldığı dikkate alındığında üzerine atılı suçları işlediği anlaşıldığı kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a) Sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken gün para cezasının 1541 gün olması gerekirken 1542 gün olarak hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/297 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2012/297 Esas, 2015/41 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1542 gün ve 30.840,00 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine, “1541 gün ve 30.820,00 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle, ayrıca 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilerek uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.