YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7301
KARAR NO : 2007/10301
KARAR TARİHİ : 27.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 17. maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu edilen ve idarece 15.11.1994 tarih 18-362 sayılı kararla kamulaştırılan … Beldesi 1549 parsel sayılı taşınmazların malikinin kayden Suriye uyruklu … kızı …, … kızı …ve … olduğu, tapunun beyanlar hanesinde bu taşınmaza 1062 sayılı Yasa uyarınca el konulmuş bulunduğu, kamulaştırma kararının ve dayanak belgelerinin tapu kayıt malikine yöntemince tebliğ edilmediği gibi bu konuda 1062 sayılı Yasa uyarınca taşınmaza el koyduğu anlaşılan hazineye de yöntemince tebligat yapılmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesi hükmüne göre tescil istenebilmesi için kamulaştırma kararının taşınmaz mal sahibine yöntemince tebliğ edilmiş olması, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı ilgilisine idari ve adli yargıya başvurmadığı veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlandığı ancak taşınmaz mal sahibinin ferağ vermediği hallerde takdir edilen ve artırılan bedelin tamamı, milli bankalardan birine yatırılarak taşınmazın anılan Yasanın 17. maddesi hükmü uyarınca tescili istenebilir. Somut olayda kamulaştırma kararının taşınmaz mal sahibine (bu cümleden olarak 1062 sayılı Yasa uyarınca taşınmaza el koyan Hazineye) yöntemince tebliğ edilmediği, kamulaştırmanın usulüne uygun biçimde kesinleşmediği ve böylece 2942 sayılı Yasanın 17. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.