Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11204 E. 2023/85 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11204
KARAR NO : 2023/85
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/45 E., 2021/904 K.
DAVACILAR : 1-… 2-… 3- … 4- … vekilleri Avukat …
2-… vekilleri Avukat …
3- … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
4- … Müh. Mim. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.07.2012
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/365 E., 2020/234 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edildiği, anlaşılmakla;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11.08.2009 tarihinden itibaren davalı işverenlerin sahibi bulunduğu … Makine A.Ş. … Fabrika İnşaat adresinde bulunan işyerinde inşaat işçisi olarak çalıştığını, muris …’ın 06.12.2010 günü mesai saati dahilinde davalı işverenlerin işyerinde çalışırken greyderin tepelemesi sonucu vefat ettiğini, iş kazasının davalı işverenlerin işyerinde gerekli önlemleri almaması nedeniyle meydana geldiğini, işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünde öngörülen gerekli tedbirleri almayan işverenlerin tamamen kusurlu olduklarını, muris …’a atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkillerinin eşi/babası maktul …’ın ölümü ile 38 yaşındaki müvekkilesi …, çocukları 18 yaşındaki … , 13 yaşındaki … ve 19 yaşındaki …’ın maddi ve manevi zarara uğradıklarını, büyük acı ve elem duyduklarını, müvekkilesi …’ın üç çocuklu olup ileride evlenme ihtimalinin de bulunmadığını bu nedenle devamlı olarak, çocuklarının ise öğrenimini tamamlayıncaya kadar destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilesi … için 500,00 TL, küçük çocukları …,… ve … için ayrı ayrı 250,00’şer TL olmak üzere toplam 1.250,00 TL maddi tazminata ve müvekkilesi … için 40.000,00 TL, küçük çocukları …,… ve … için ayrı ayrı 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminata iş kazasının meydana geldiği 06.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen hükmen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve mütelselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacılar vekili 31.05.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemlerini … için 244.422,68 TL’ye, … için 31.403,22 TL’ye, … için 22.359,16 TL’ye ve … için 22.886,64 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin kusurlarının olmadığını, iş kazasının davacıların desteği sigortalının tam kusurlu eylemi ile gerçekleştiğini, ceza davası kapsamına alınan dosyada da asli kusurun müteveffa sigortalıya ait olduğunun tespit edildiğini, davacıların destekten yararlanmadıklarını, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle dava devam ederken mahkemece 10.05.2017 havale tarihli aktüerya raporu esas alınmak üzere hüküm tesis edilmiş bunun üzerine davacılar ile davalı …arasında 15.11.2017 tarihli sulh protokolü imzalanarak işbu hükümde geçen tazminatlar davacı tarafa ödenmiş gerek davacı gerekse davalı … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan ödemelerin ne kadarının hangi alacak için ödendiği hususu da 12.10.2020 ve 14.09.2020 tarihli dilekçeler ile açıklığa kavuşturulduğu ve ilgili paranın davacılara ödendiği anlaşıldığından, davacıların hak kazandığı maddi ve manevi tazminat tutarının tamamının sulh protokolü uyarınca davalı …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiği, manevi tazminatta diğer davalılar yönünden fazlaya ilişkin haklarının bulunduğunun kabulünün manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi ile çelişeceği anlaşılmakla maddi ve manevi tazminat istemlerinin tamamı hakkında karar verilmesine gerek olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalılardan …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 15.11.2017 tarihli anlaşma protokolü ile anlaşmaya vardıklarını ve miktarın müvekkillerine ödendiğini, diğer davalılar yönünden sulh olmadıklarını ve bu nedenle alacaklarının tahsili amacıyla davanın devam etmesi gerektiğini savunmuş mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme, yukarıda ilgili bölümde belirtilen gerekçe ile bu kez sulh sözleşmesinin tasdikine karar vermiş, davalı …’nin ödediği miktarın da borcu diğer davalılar bakımından da sona erdirdiği için diğer davalılar yönünden de dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, her ne kadar davacı vekili diğer davalılar yönünden davanın konusuz kalmadığından bahisle kararı istinafa getirmiş ise de ne bu istinafında ne de önceki istinafında diğer davalılardan arta kalan bir ödeme talebi olmamıştır. Davacı sadece davanın konusuz kalmadığını savunmakta ise de mahkemenin kararı BK’nın 166/II. maddesine göre doğrudur. Davalı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ödediği oranda diğer müşterek müteselsil borçluları da borçtan kurtarmış olduğundan Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin davalı …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. dışında kalan diğer davalılar yönünden davanın konusuz kaldığından hareketle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinin hatalı olduğunu, zira davalı …İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. dışında kalan diğer davalılar yönünden dava konusuz kalmadığını, bu yönüyle kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksunluk tazminatına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ile aynı Kanun’un Sulh müessesini düzenleyen 313 vd maddeleri, hükmün kapsamını düzenleyen 297 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un tazminata dair 50, 51, 52, 53 ve 55 nci maddeleri, teselsüle ilişkin 166 ncı maddesi işçinin korunmasına dair 417 nci maddesi ile ibraya ilişkin 420 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun’un 77 nci maddeleridir

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda mahkemece verilen 10.10.2017 tarih ve 2012/427 Esas -2017/535 Karar sayılı ilamda hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar ile ferilerinin, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar vekili ile davalılardan … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti ve dava harici … Sigorta AŞ vekilinin bir araya gelerek düzenledikleri 15.11.2017 tarihli Protokol çerçevesinde 740.950,00 TL olarak kabul edildiği, bu tutarın bir kısmının … Sigorta AŞ, bir kısmının ise …tarafından 17.11.2017 tarihinde davacılar vekilinin banka hesabına defaten ödenmesinin kararlaştırıldığı, ve ödemenin anılan tarihte banka havaleleriyle davacı vekiline yapıldığı anlaşılmakla davaya konu alacağın ödeme suretiyle karşılandığı bu şekilde davacıların protokole taraf olmayan diğer müteselsil borçlu davalılar yönünden karşılanmayan tazminat alacaklarının bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın konusuz kaldığına işaretle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi yerinde olmuştur.

3. 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesinde düzenlenen “Hükmün Kapsamı” içerisinde “1/b” bendinde “Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin” hükümde yer alması gerektiği belirtilmiştir.

4. Somut olayda dava dilekçesinde davacı olarak …, …, … ve …, davalı olarak diğer davalılar yanında davalı … Hafriyat Nakliyat ve İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. gösterilmiş olmasına karşın İlk Derece Mahkemesince verilen kararın başlığında davacılardan … ve …’ın gösterilmemesi, yine davalı olarak … Hafriyat Nakliyat ve İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. yanında … Apt. Nak. İnş. Taah. Ltd. Şti.’nin gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

5. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

6. O halde, temyiz eden davacılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK’nın 369 uncu maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

7. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımları düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığında “Davacılar ibaresinde 2.bentten sonra gelmek üzere; “3. … (TCKN: … )- …,… ,…” ibarelerinin yazılmak, Davalı ibaresinde yer alan “5- … – … Yolu Üzeri …,…” ibaresi silinmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.