Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/5892 E. 2023/2293 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5892
KARAR NO : 2023/2293
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/430 E., 2017/296 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Askeri Mahkemesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2016/256 Esas, 2017/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kıtasına keyfî değil maddi imkansızlıklar sebebiyle katılamadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın Amasya 15. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı emrindeki acemi eğitimini müteakip 30.06.2016 tarihinde 10 gün süreyle dağıtım iznine ayrıldığı, sanığın KTBK Personel Hizmetleri yönergesine uygun olarak Kıbrıs-Mersin arası tanınması gerekli 1 günlük yol süresi de eklendiğinden en geç 10.07.2016 tarihinde 28. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı (Gazimağusa) emrine katılması gerekirken katılmadığı daha sonra 19.07.2016 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.

2.Sanık 27.12.2016 tarihinde alınan ifadesinde özetle; babasıyla bir takım sıkıntılar yaşadığını, kendisine maddi olarak herhangi bir destek sağlamadığını, abisinin de kendisine maddi destek sağlamasını engellediğini, izne babaannesinin yol parasını ayarlayacağı için gittiğini, babaannesinin bilet alması ve harçlık ayarlaması zaman aldığı için birliğine geç katıldığını, geç gelmesindeki sebebin keyfiyetten değil maddi olarak zor durumda olmasından kaynaklandığını beyan etmiştir.

3.Dosya içerisinde bulunan vaka kanaat raporu, olay tespit tutanağı, sanığa ait izin belgesi, hudut geçiş belgesi, sanığın kendiliğinden birliğine katıldığına dair tutanak ve diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanun’da özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58 inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3.Sanığın maddi durumunun iyi olmaması, birliğine dönmek için yol parası bulamaması, yalnız başına izin tecavüzünde bulunması için yeterli değildir. Sanığın bulunduğu yerdeki en yakın askeri kuruma veya askeri birliğe müracaatla sevkini sağlatması, en azından mazeretini yazılı olarak belgelemesi gerekliliği karşısında, sanık tarafından ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte olmadığı, aniden ortaya çıkmadığı, sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemediği dikkate alındığında; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

5.Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2017/430 Esas, 2017/296 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.