YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15501
KARAR NO : 2023/2244
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/390 E., 2021/286 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret – kısmî bozma
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şarkışla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/46 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak akaryakıtın tasfiyesine karar verildiğinden 5015 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesi gereği müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
2.Şarkışla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/46 Esas, 2013/216 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2015/23213 Esas, 2019/35499 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1. Sanık …’e ait sabıka kaydında Avanos Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2012 tarih ve 2012/257 Esas, 2012/352 Karar sayılı ilâmının TCK’nun 58/1. maddesi gereğince tekerrüre esas teşkil ettiği halde hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması,
2. TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
3. Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 06.03.2013 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Şarkışla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/390 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hapis cezasının mükerrilere özgü infazına ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Katılma taleplerinin değerlendirilmediğine, gerekçe gösterilmediğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri;
Savunmasının dikkate alınmadığına, mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına, yurt dışından yasal sınırlar içinde kullanmak için aldığı akaryakıt nedeniyle sorumlu tutulamayacağı nedenleri ile hükme itiraz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İki kamyon sürücüsünün kaçak motorin sattığı ihbarı üzerine, 21.02.2013 tarihinde önleme araması kararına istinaden sanık …’in sürücüsü olduğu çekicinin yakıt deposundan 620 litre kaçak motorin ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık Gürsel Fidancı’nın
sürücüsü olduğu aynı şirkete ait çekicide toplam 594 litre kaçak motorin olmak üzere toplam 1.214 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık … bozma öncesinde savunmasında, yurt dışından dönerken satın aldığı motorini çekicide kullanacağını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki savunmasını tekrarla suçsuz olduğunu, beraatine karar verilmesini ve kamunun uğradığı zarar varsa ödemek istediğini beyan etmiştir.
3.Suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin Ulusal Marker Tespit Tutanağı ile İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen 06.03.2013 tarihli analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Dava konusu olup, 06.03.2013 tarihinde tasfiyesine karar verilen akaryakıtın, imha edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyla 5015 sayılı Kanunu kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesini onikinci fıkraları kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci ve aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü
maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesi’ne ödenmesi hâlinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı cihetle,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/257 Esas, 2012/352 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılması ve neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
4.İddianamede müsaderesi talep edildiği halde dava konusu kaçak akaryakıt ile ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B, 2, 3 ve 4 numaralı) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Şarkışla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2019/390 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.