YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6096
KARAR NO : 2006/6892
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde tapu kaydının iptali ile tescil, birleşen dava dilekçesinde ise kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan Av. …. vekillerince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı (birleşen dava davacısı) vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek. Av. ….. geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin birleşen dava yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de hükme esas alınan raporda bedel emsal satışlara göre değil denetime elverişli olmayan ve yasada öngörülen yönteme uygun düşmeyen genel değerlendirmelerle tespit edildiğinden bu rapora itibarla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şöyle ki;
Arsa niteliğinde olan dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde Kamulaştırma Yasasının ilgili hükümleri kıyasen uygulanacağından bilirkişi kurullarınca dava konusu taşınmazın yerinde inceleme yapılarak, 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal arsa satışlarını esas alarak dava konusu taşınmaz malın satış değerini ve bu değeri etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurları gözeten gerekçeli bir değerlendirmeye dayalı olarak taşınmaz malın değerinin tespiti gerekir.
Satışı emsal alınacak olan taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı mevkii ve konumda ve aynı yüzölçümde olması, birbirine komşu ya da yakın mesafede bulunması, kamulaştırma (değerlendirme) gününe yakın tarihlerde satılmış olması zorunlu değildir. Buna göre dava konusu taşınmaza emsal alınabilecek nitelik ve özellikleri taşıyan emsal arsa satışlarının belirlenip bilirkişi kurullarınca bu emsal satışların esas alınması suretiyle yapılacak karşılaştırma ve değerlendirme sonunda dava konusu taşınmazın değeri tespit edilmelidir. Dava konusu taşınmazın yer aldığı Eskişehir gibi büyük bir kentte emsal olabilecek özel amacı olmayan arsa satışlarının bulunmadığı da düşünülemez. Kaldı ki, böyle bir olasılık söz konusu olsa bile komşu il ve ilçelerde –kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan- arsa satışları da emsal alınabilir.
Emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların bildireceği ve/veya resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek raporlar alınmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18.maddesinin 2.fıkrası uyarınca düzenleme ortaklık payını karşılayacak oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 26.09.2006 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 38.maddesine göre tapu iptali ve tescil davası ile kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davaların birleştirilerek görülmesi sonucunda mahkemece, sözü edilen 38.maddeye göre açılan davanın reddine, tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairemiz, tapu iptali ve tescil davasına ilişkin kararın, bu yöne ilişkin temyiz taleplerinin reddi suretiyle hükmün onanmasına, tazminat davası yönünden ise hükmün bozulmasına karar vermiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38.maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 tarih ve 2002/112-2003/33 sayılı kararının yürürlüğe girdiği 04.11.2003 gününden önce, idarelerin kamulaştırmasız el koyduğu taşınmaz mallarla ilgili 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması durumunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümüyeceği ilkesinden hareketle idare yararına kazanılmış mülkiyet hakkının varlığının kabul edilip edilmeyeceği; dolayısıyla, idare tarafından malik aleyhine 38.maddeye dayanılarak açılmış tapu iptal ve tescil davaları ile, taşınmaz malikinin idare aleyhine açmış olduğu kamulaştırmasız el koymaya dayanan tazminat, meni müdahale vs. davalarında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki yeni duruma göre karar verilmesinin gerekip gerekmeyeceği konusunda Yargıtay 5. ve 18. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 15.12.2005 gün ve 183 Sayılı Kararı ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının “Hak düşürücü Süre” başlıklı 38.maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 10.04.2003 gün, 2002/112-2003/33 sayılı kararının yürürlüğe girdiği 04.11.2003 tarihinden önce, idarelerin kamulaştırmasız el koyduğu taşınmaz mallarla ilgili 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması halinde; Anayasa Mahkemesi Kararlarının geriye yürümeyeceği ilkesinin sonucu olarak idare yararına kazanılmış mülkiyet hakkının varlığının kabul edilip edilmeyeceği; böylece idarece, taşınmaz mal maliki aleyhine Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce, iptal edilen yasa kuralına dayanılarak açılan tapu iptal ve tescil davasına, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının etkili olup olmayacağı konusunda İçtihatların, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca birleştirilmesi gerektiğine Yargıtay Kanununun 45/1-2 maddesi uyarınca 15.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiş ve aynı hüküm gereğince rapor hazırlanmak üzere konu raportöre verilmiştir.
İçtihatların birleştirilmesini istemek Yargıtay Kanununa göre yasal bir taleptir. Anılan Yasanın 45.maddesinin açık hükmü gereğince tevhidi içtihat kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Diareleri ve Adliye Mahkemelerini bağlar. Her ne kadar içtihatların birleştirilmesi gereğine ilişkin Birinci Başkanlık Kurulu Kararının bağlayıcılığı ve görülmekte olan davaları durdurma etkisi yok ise de, sonuçta verilecek olan İçtihadı Birleştirme Kararı’nın yasada açıkça belirlenen bağlayıcılığı ve derdest tüm davalara etkisi karşısında görülmekte olan davaların bekletilmesi gereği kabul edilmelidir. Bir hakkın tamamen kaybedilmesi sonucunu doğuran kararla ilgili olarak yapılacak Yargıtay incelemesinin bu güne kadar süregelen uygulama ve teamül de gözetilerek İçtihadı Birleştirme Kararı çıkıncaya kadar, geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken -teamüle ve mevcut uygulamaya- aykırılık teşkil eden, taraflardan birinin dava ettiği hakkını elde etme imkan ve ihtimali -İçtihadı Birleştirme Kararının sonucuna göre- mevcut iken, bu hakkını sonsuza dek kaybetmesi sonucunu doğuran bu karara ve dolayisiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.