Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13346 E. 2022/15783 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13346
KARAR NO : 2022/15783
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Asıl dava, itirazın iptali, birleşen dava ölüm aylığını kesen kurum işleminin iptaliyle aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı davalı- birleşen davada davacı … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı-birleşen davada davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Asıl davada davacı kurum vekili; Kurumdan yetim aylığı almakta olan …’ın boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı kurumca 07.11.2013 tarihli ve…-2013/138 sayılı … ile tespit edildiğini, davalının aylığının 25.08.2008 tarihi itibariyle kesildiğini, kurum tarafından iptal edilen 25.10.2008 – 24.02.2014 tarihleri arası yersiz ödenen 42.265,45.-TL istihkak tutarı 5510 sayılı Kanun m.96/a uyarınca davalıya borç kaydedildiğini, davalıya çıkarılan borç ödemeye davet yazısı ile kurum alacağının yasal faizi ile talep edildiğini, alacağın tahsil edilememesi üzerine davalı adına borç kaydedilen 42.265,45.-TL ana para ve ana paraya icra takip tarihine kadar uygulanan yasal faizi ile birlikte toplam 59.991,20.-TL’nin, 5510 sayılı Kanun m.96 uyarınca tahsili için … 23. İcra Müd.’nün 2016/16010 Esas dosyasıyla 28.04.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını ancak borca itiraz edilerek icra takibini durdurduğunu, davalının takip miktarına haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali ile davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş,

Birleşen davada … vekili, davalı kurum tarafından, kurumdan aylık almakta olan müvekkili …’ın gelir aylığının ”boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespiti” gerekçe gösterilerek 25.10.2008 tarihi itibariyle aylığının kesilmiş olduğunu, kurum tarafından yersiz ödenen 42.265,45-TL’nin işlemiş (59.991,20-TL üzerinden) ve işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkilinden tahsili için … 23.İcra Müdürlüğünün 2016/16010 esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı kurum tarafından … 36.İş Mahkemesinin 2016/69 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilinin muvazaalı boşandığından bahisle yersiz kesintinin müvekkiline borç kaydedilmesine dair kurum işleminin iptali, kesilen maaşın yeniden bağlanması, geriye dönük olarak biriken ödenmeyen maaşların ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II- CEVAP
Her iki taraf aleyhe açılan davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“1-Asıl dosya bakımından açılan davanın kabulü ile … 23. İcra Müdürlüğü’nün 2016/16010 sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Birleşen dosya bakımından davacının yersiz ödeme nedeniyle borç kaydedilmesine yönelik Kurum işleminin iptali talebinin reddine, diğer talepleri konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.

B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… 36. İş Mahkemesi’nin 18.05.2021 tarihli, 2020/68 Esas – 2021/166 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasa’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı-karşı davacı vekili, boşanan eşlerin ayrı yaşadığının toplanan delillerle kanıtlandığı, denetmen raporunda ifadeleri bulunanların mahkemede eşlerin ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri, tüm tanık beyanlarının boşanan eşlerin fiilen birlikte yaşamadıklarını teyit ettiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa’nın 20., 5510 sayılı Kanun’un 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 28., 45., 5490 sayılı … Hizmetleri Kanunu’nun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili … müdürlüklerinden sağlanan … kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili … müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, medula sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, boşanan eşlerin her ikisinin de adres kayıtlarına göre ayrı ayrı araştırma ve inceleme yapılarak eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiğinden, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince; her ne kadar asıl davanın kabulüne birleşen davanın davanın reddine karar verilmişse de davacının … … ve …/Kağıthane ilçesinde gerekli araştırma yapılmadan verilen karar hatalıdır.

Mahkemece davacının 2009 yılında nakil olduğu … … ve 2011 yılında adresini taşıdığı …/Kağıthane adreslerinde kolluk araştırması yapılmalı, köylerdeki muhtar, aza ve köylüler dinlenmeli, Kağıthane adresindeki apartman görevlisi, yönetici, komşu gibi kişiler dinlenmeli, tedavi ve seçim kayıtları da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir.

O halde, davalı-birleşen davada davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi.