Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10019 E. 2023/2471 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10019
KARAR NO : 2023/2471
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1422 Esas, 2015/683 Karar sayılı kararı ile sanıkların gümrük kaçakçılığı suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ve onuncu fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237

sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2’şer yıl 6’şar ay hapis ve 2.000,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, sanık …’ın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suça konu akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise aynı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.12.2019 tarihli 2015/415567 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi; suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin taleple sınırlandırılmıştır.

2.Sanık …’ın temyiz istemi; hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

3.Sanık …’in temyiz istemi; olay günü diğer sanık … ile eşya götürdüklerine, alınan mazotla ilgisinin bulunmaması nedeniyle suçsuz olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü kolluk ekiplerince yapılan yol uygulamasında sanık …’in sevk ve idaresinde olan ve diğer sanık …’ın ise yolcu olarak bulunduğu, 51 KY 829 plaka sayılı kamyonette yapılan aramada 2 adet plastik tank içerisinde 1800 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … savunmasında, suçta kullanılan aracı sanık … ile birlikte alarak nakliye işi yaptıklarını, Hatay ilinde mazotu ucuz bulunca araçlarında kullanmak üzere 1800 litre mazot aldıklarını, mazot kaçakçılığı yapmadığını sadece aracında kullanmak üzere satın aldığını, malen sorumlunun beyanının doğru olduğunu, aracı Hasan Uz isimli bir şahıstan haricen satın aldıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Sanık … savunmasında olay günü Ayhan ile Hatay’a yük götürdüklerini, ucuz olduğu için mazotu araçlarında kullanmak için satın aldıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.

4.Malen sorumlu …, suça konu aracı olay tarihinden önce Hasan adlı soyadını hatırlayamadığı bir şahsa Niğde’de bir noterde devrettiğini, aracın bedelini aldığını, artık araçla hiçbir ilgisinin kalmadığını beyan etmiştir.

5.İnönü Üniversitesi Pal tarafından düzenlen 06.08.2014 tarihli rapora göre suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçeriz olduğu ve motorin numunesinin tağşiş edildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇ
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan ve haricen sanıklara ait olduğu anlaşılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturduğu anlaşılmış ise de araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağı, hakkaniyete uygun olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Tekerrür koşullarına uygun sabıkası bulunan sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemiş ise de katılan vekilinin temyiz talebinin nakil aracının müsaderesine ilişkin olduğu anlaşılmakla aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7242 sayılı Kanun) 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının ilk derece mahkemesince saptanması zorunluluğu,

3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/1422 Esas, 2015/683 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekili ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.