Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13562 E. 2023/2474 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13562
KARAR NO : 2023/2474
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, kaçak eşyanın
müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2011 tarihli ve 2009/777 Esas, 2011/651 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, suça konu kaçak eşyaların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiş, temyiz dışı sanıklar Selahattin Başak ve Sami Başak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık Necmettin Töre hakkında ise mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

2.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2011 tarihli ve 2009/777 Esas, 2011/651 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.11.2011 tarihinde kesinleştikten sonra sanığın denetim süresi içerisinde Denizli 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 tarihli ve 2012/534 Esas, 2013/209 Karar sayılı ilamına konu suçu işlemesi nedeniyle dosyanın mahkemece yeniden ele alınarak Mahkemenin 2013/255 Esas sayısı üzerinden yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmış;

Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/255 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, suça konu kaçak eşyaların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.

3.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2014 tarihli ve 2013/255 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2018/13569 Esas, 2021/3888 Karar sayılı ilâmıyla
“…1)Sanığın eyleminin 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)5271 sayılı CMK’nun 231/11 madde ve fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir” hükmü düzenlenmiş olup, buna göre sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi gerektiği halde cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
3)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile aynı Yasanın 62.maddesi kapsamında getirilen düzenlemelerin 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4)Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden 5607 sayılı Yasanın 4/4. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
5)17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para

cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’nda yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6) İddianame ile nakil aracı hakkında müsadere talebi olmadığı halde talep dışına çıkılarak iade kararı verilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/559 Esas, 2021/2267 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği davanın düşürülmesine, suça konu eşyaların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü maddesi gereği müsaderesine, kurum zararına mahsuben yatırmış olduğu 300,00 TL’nin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin iadesine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2022 tarihli 7-2022/57473 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmaması nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan 73 SL …plaka sayılı araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 60 kg kaçak çay ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesi savunmasında, çayları Irak’a gidiş gelişlerde peyder pey satmak amacıyla getirdiğini ve biriktirdiğini, faturalarının olmadığını, bozma sonrasında ise Irak’a gittiğinde birkaç kilo çay getirdiğini, evde birikince ziyan olmaması için dükkana götürdüğünü beyan etmiştir.

3.Sanığın kamu zararı olarak bildirilen 300,00 TL’yi 04.04.2011 tarihinde Silopi Mal Müdürlüğüne yatırdığına dair dekont sunduğu anlaşılmıştır.

4.Dosya içerisindeki 27.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu çayların kaçak olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Müsadere talebi olmayan nakil aracı hakkında mahkemece temyize konu bir karar verilmediği anlaşıldığından katılan … İdaresi vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

2.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde yeni suç işlenen tarih arasında zamanaşımının durduğu, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, duran süreler de eklendiğinde 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 11.04.2009 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/559 Esas, 2021/2267 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.