Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11234 E. 2022/14134 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11234
KARAR NO : 2022/14134
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının 01.04.1989-30.05.1992 ve 01.06.1996-28.01.2002 tarihleri arasında yüksek mimar olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan … haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da eldeki davada davacının yaptığı işin niteliği, kimlerle çalıştığı, hususları açıklığa kavuşturulmalıdır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9 maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan … hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 92. maddesinde, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülüktür.
Temyize konu davada, mahkemece verilen 08/02/2012 tarihli karar, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 30/4/2014 günlü ve 2014/7385 -2014/9684 sayılı bozma ilamı ile ““Yapılacak iş; davalı tasfiye halindeki… Tic. Ltd. Şti. ve bu şirketin ilk ünvanı ….ve Tic.Ltd.Şirketi işyerinin, Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordroları celp edilerek, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarının adresini … Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, … ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, davacının doktora yaptığı tarihleri ilgili Üniversitelerden sormak ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, davacının doktora yaptığı tarihler sorulmakla birlikte, dinlenen tanıkların ifadeleri davacının çalıştığı süreleri tam olarak belirlemeye elverişli olmadığından, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, Mahkemece;
1- Davacının ….. programına 30.09.1992 tarihinde kaydolup, 18.12.2001 tarihinde mezun olduğunun belirtilmesi karşısında, öncelikle HMK 31. maddesi kapsamında davacıdan, işyerinde kimlerle çalıştığı, ne iş yaptığı ve ne kadar süre çalıştığı, ara verip vermediği, kısmi süreli çalışıp çalışmadığı sorulup talebi açıklattırılarak dava konusu talep somutlaştırılmalı,
2- Davalı şirket adına kayıtlı … sicil sayılı işyerinin 29.02.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınması karşısında, davacının hangi işveren yanında hangi tarihler arasında çalıştığı her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenmeli,
3- Davalılardan müteveffa … adına kayıtlı mimarlık işyeri bulunup bulunmadığı Mimarlar odasından, … ve ilgili kuruluşlardan sorulmalı, vergi kaydı, meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunup bulunmadığı geniş kapsamlı olarak araştırmalı, davalılara ait işyerinin hangi dönemlerde faaliyette olduğu net bir şekilde ortaya koyulmalı,
4- İhtilaf konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının tamamı celp edilmeli, belirtilen dönemde çalışması bulunan bordro tanıklarının adresini … Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıklar dinlenmeli, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, … ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınmalı,
5- İşçilik alacakları davası sırasında dinlenen tanıkların anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli,
6- Alacak davasında sunulan ve… tarafından düzenlenen faturalar kapsamının … Büyükşehir Balediyesinden araştırılarak, fatura konusu işin hangi tarihte başlayıp, hangi tarihte sona erdiği, davacının ve davalının bu projede çalışıp çalışmadığı hususu aydınlatılmalı, kayıtlar getirtilip varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.