Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8887 E. 2023/2645 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8887
KARAR NO : 2023/2645
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Bingöl 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2016/540 Esas, 2017/799 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 29.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2021/29350 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/52491 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/52491 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1375 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında 13.01.2013 tarihli eylemi nedeniyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Sanık hakkında aynı suçtan verilen Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/112 Esas, 2020/89 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 15.10.2021 tarihli ve 2020/1522 Esas, 2021/1052 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın zorunlu olarak verilen bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olmadığı, bu durumda denetim süresi içerisinde işlenen suçtan dolayı ihlalden bahsedilemeyeceği, sanık hakkında yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve sanığın cezalandırılması halinde de İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 07.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2016 tarihli ve 2015/5266 soruşturma, 2016/1 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içeriisnde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına
karar verildiği, tedbirin infazı için 07.01.2016 tarihinde Bingöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Bingöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2016 tarihli ve 2015/5266 Soruşturma, 2016/817 Esas, 2016/663 Karar sayılı iddianamesi ile Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Yine şüpheli hakkında, 04.07.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2016 tarihli ve 2016/3798 Soruşturma, 2016/1428 Esas, 2016/1133 Karar sayılı iddianamesi ile Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2016/935 Esas, 2017/319 Karar sayılı birleştirme kararı ile, davanın 2016/540 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
E. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2016/540 Esas, 2017/799 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
F. Sanığın 07.12.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.01.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, daha sonra sanığın yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle hakkında açılan davada, Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/540 Esas sayılı kararı ile, İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1375 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararı uyarınca verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiği gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ise de;
İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/1375 Esas, 2015/533 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 13.01.2013 tarihli eylemi nedeniyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Sanık hakkında aynı nev’i suçtan verilen Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/112 Esas, 2020/89 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 15.10.2021 tarihli ve 2020/1522 Esas, 2021/1052 Karar sayılı
kararında da belirtildiği üzere, İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın zorunlu olarak verilen bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olayda uygulanamayacağı, sanık hakkında yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve sanığın cezalandırılması halinde de İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, “kamu davasının düşmesine” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli ve 2016/540 Esas, 2017/799 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.