YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9557
KARAR NO : 2023/1021
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği (5271 sayılı Kanun) temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2012/45 -2015/76 sayılı kararı ile; katılan sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince katılan sanık … hakkında 6.000,00 TL adli para cezası, katılan sanık … hakkında 9.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2012/45 -2015/76 sayılı kararının katılan sanık …, katılan sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.11.2019 tarihli ve 2017/10442 Esas, 2019/10920 Karar sayılı kararı ile;
“…A-Katılan Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık müdafiinin, sanığın kendine ait şeridin en sağında durduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, fazla ceza verildiğine, dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 51. maddelerinin katılan sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, katılan sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği halde lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan katılan sanık hakkında “Kanun gereğince adli para cezası ertelenemeyeceğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2-Katılan sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin (50/4) delaletiyle (50/1-a) gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, katılan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı olup, katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA;
B-Katılan sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 51. maddelerinin katılan sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, katılan sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği halde katılan sanık hakkında “Kanun gereğince adli para cezası ertelenemeyeceğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2-Katılan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, katılan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin maddesinin uygulanması…” nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2019/137 E., 2022/87 K. sayılı kararı ile; katılan sanık … hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2022 tarihli ve 2022/135503 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kusurunun bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Müvekkile yönelik atfı kabil bir kusur olmaması nedeniyle müvekkilin beraatine karar verilmesi
gerekirken ceza tertibine gidilmesi hukuka aykırı olduğuna,
3. Cezada alt sınırdan uzaklaşılması ve bu durumun gerekçesini de tatmin edici bir şekilde
gerekçelendirememesinin de hukuka aykırı olduğuna,
4. Cezanın her türlü hukuki dayanaktan yoksun, usule ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Verilen cezanın ertelenmemesi bozma konusu yapılmış olmasına rağmen, yerel mahkemenin
yeni kararında ilamın bu kısmına uymayarak müvekkile verilen cezanın ertelenmemesinin de usule ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğine,
6. Hakkında beraat kararı verilmeyen diğer sanık lehine ve müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna;
ilişkindir.
B. Katılan Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Tayin edilen cezanın yüksek olduğuna, ağır olduğuna, 01/11/2013 tarihli ATK raporunun dosya kapsamı ile maddi gerçeklikle örtüşmediğine,
2. Müvekkilinin aracının karayolunun en sağında durur vaziyette olduğuna, diğer sanık …’ın
direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya neden olduğuna, müvekkiline üst sınırdan ceza
verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
3. Sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesinin olaya, maddi gerçekliğe ve yine usul-yasa hükümlerine uygun olmadığına,
4. Sanık lehine bozma kararının dikkate alınması gerektiğine,
ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay günü saat 04:35 sıralarında sürücü … sevk ve idaresindeki arkasında… plakalı yarı römork takılı … plakalı çekici ile … istikametinden … istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karlı ve buzlu zeminde aracını kaydırıp yol dik vaziyette ve yolun üç şeridini kapatacak şekilde kaldığı ve zincir takmak için aracından indiği sırada, … istikametinden … istikametine seyir halinde olan sürücü … idaresindeki … plakalı otobüsün kayarak gelip çekicinin ön sol köşe kesimine çarparak devrilmesi neticesinde katılan sanık … ile …’nun basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde, katılan sanık …’ın oğlu … ve …’nın ise nitelikli şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır.
2. Katılan sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suç tarihi olan 05.02.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İmranlı Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2019/137 E., 2022/87 K. sayılı kararına yönelik katılan sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.