Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4476 E. 2023/9782 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4476
KARAR NO : 2023/9782
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2015 tarihli, 2014/3790 Soruşturma No.lu iddianamesiyle mağdur …’a yönelik suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve tüm suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/794 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar … ve …’in 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası suça sürüklenen çocuk …’in
5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 148 inci maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yargılanması amacıyla Muş Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

3. Muş Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/102 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2017/152 Esas, 2017/192 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ile o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2017/152 Esas, 2017/192 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (6). Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/11465 Esas, 2021/11049 Karar sayılı kararı ile,
“Suça konu ayakkabının değer tespitinin yaptırılarak, sonucuna göre değerinin az olması halinde suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, yağma konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 150nci maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklara verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Suçun silahla ve birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının birden fazla bendinin ihlal edilmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 61nci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1605 Esas, 2021/2008 Karar sayılı ile suça sürüklenen çocukların nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,

2. Suça Sürüklenen Çocuk …’in Temyiz İsteği
Yağma suçunun oluşmadığına, somut bir delil bulunmadığına, ortada elektroşok cihazının bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine, savunma hakkını kısıtlandığına,

3. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanıklar hakkında yağma suçundan açılmış bir dava bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, olayda elektroşok cihazı kullanıldığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan fazlaca uzaklaşılmasının isabetli olmadığına, lehe olan tüm yasal ve takdiri indirimlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın mağdur …’ı yanlarına çağırdıkları, mağdur … ve arkadaşı O. B.’nin suça sürüklenen çocukların yanlarına gittikleri suça sürüklenen çocuk …’in elinde bulunan elektroşok cihazını yaralama suçunun mağduru olan …’ın bacağına vurduğu, daha sonra mağdur …’ın bacağının arka kısmına vurduğu, mağdur …’ın vurmamasını söyleyerek yolun karşısına geçtiği suça sürüklenen çocukların yanında bir arkadaşlarıyla birlikte tekrar mağdurların yanına geldikleri mağdurları Galeria Muş isimli iş merkezinin arkasındaki boşluğa götürdükleri, bu kez suça sürüklenen çocuk …’in elektroşok cihazı ile mağdur …’ın sol ayağına vurduğu mağdurun ağlamaya başladığı, bu sırada suça sürüklenen çocuk …’in mağdur …’tan ayakkabılarını çıkarmasını istediği, mağdurun korkup ayakkabılarını çıkarması üzerine suça sürüklenen çocuk …’in mağdura ait Nike marka beyaz spor ayakkabıları giydiği, kendisine ait terlikleri ise mağdura verdiği bu itibarla suça sürüklenen çocukların nitelikli yağma suçunu işledikleri anlaşılmıştır.

2. Olaya ilişkin Olay, Yakalama, Üst arama, Muhafaza ve Teslim Tesellüm Tutanağı düzenlenmiş buna göre mağdura ait ayakkabıların D.K. İsimli işyerinde ele geçirildiği anlaşılmıştır.

3. Suça sürüklenen çocuklar ellerinde eletroşok cihazı bulunduğunu kabul etmişlerdir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

III. GEREKÇE
1. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına, Somut Delil Bulunmadığına, Suça Sürüklenen Çocuklar … ve …’in Eyleminin Doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci Maddesi Kapsamında Değerlendirilmesinin Hatalı Olduğuna, Olayda Elektroşok Cihazı Kullanıldığından Bahisle 5237 Sayılı Kanun’un 149 uncu Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin Uygulanmasının Hatalı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında anlatıldığı şekilde gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların beyanı, beyanlarla uyumlu Olay, Yakalama, Üst arama, Muhafaza ve Teslim Tesellüm Tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suça sürüklenen çocukların eyleminin sabit olduğu, eylemlerinin 37. madde kapsamında kaldığı, elektroşok cihazı kullanılması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının yerinde olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Yağma Suçundan Açılmış Bir Dava Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Tehdit ve yaralamanın yağma suçunun unsuru olduğu, iddianamede suça sürüklenen çocuklara isnad edilen eylemin yağma olarak anlatılmasına karşın sevk maddesinin yaralama suçu olarak belirtildiği ancak İlk derece Mahkemesince tarif edilen eyleme uygun olarak suça sürüklenen çocuklara ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Suça Sürüklenen Çocuk …’in Konuşma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin hazır olduğu 24.09.2021 tarihli celsede savunma ve beyan alındığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Suça Sürüklenen Çocuk …’in 5237 Sayılı Kanun’un 145. Maddesinin Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin uygulandığı anlaşılmıştır.

5. Suça Sürüklenen Çocuklar … ve … Müdafiinin Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 168 inci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine, Alt Sınırdan Fazlaca Uzaklaşılmasının İsabetli Olmadığına ve Lehe Olan Tüm Yasal ve Takdiri İndirimlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay ve Olgular bölümünün 3 numaralı paragrafında bahsedildiği üzere mağdura ait ayakkabının D.K. isimli işyerinde ele geçirildiği, suça sürüklenen çocukların bizzat pişmanlık göstererek iadede bulunmadıkları anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 168 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ve Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 3 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.09.2021 tarihli ve 2021/1605 Esas, 2021/2008 Karar sayılı kararında suça sürüklenen Bilal müdafii, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuk … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenen konular yönünden 5272 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonunda bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.