Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/15294 E. 2023/9796 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15294
KARAR NO : 2023/9796
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2022 tarihli ve 2022/39825 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 53 üncü, 63 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/196 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü, 63 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/3652 Esas, 2022/2924 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2022 tarihli ve 2023/19096 sayılı tebliğnamesi ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Mağdurun zararını son celsede gidermesi nedeniyle 5237 sayılı kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Somut delil bulunmaması ve katılanın şikayetten vazgeçmesi nedeniyle cezanın ağır olduğuna
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun Letgo isimli siteye siyah renkli Iphone 11 marka cep telefonunu satmak amacıyla ilan verdiği, sanığın bu ilan için mağduru aradığı ve kendisini Cesur olarak tanıttığı, sanıkla mağdurun 28.02.2022 tarihinde saat 21.30 sıralarında İstiklal Caddesinde buluştukları, sanığın telefonu göstermek için İsttec isimli telefoncuya götürdüğü, ardından mağdura parasını vereceğini söyleyerek ara sokaklardan bir sokağa götürdüğü ve cebinden bıçak çıkardığı, bu sırada birkaç kişinin de toplanarak mağdurun etrafını sardığı, sanığın “Telefon benimdir” demesinin ardından sanık ve diğer şahısların koşarak kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Mağdur olay sonrasında sıcağı sıcağına alınan beyanı ile yargılamanın ilk celsesinde sanığın kendisine bıçak göstererek telefonu vermediğini ve olay yerinden diğer şahıslarla ayrıldığını belirtmiştir.

3. Sanık aşamalarda tevilli ikrar içeren savunmada bulunmuştur.

4. Kolluğun 01.03.2022 tarihli olay, görüntü çözümleme ve şüpheli şahıs tespit yakalama tutanağında sanık yakalandığında, cebinden iphone 11 marka cep telefonu ile 2 adet kesici kısmı 11 cm, sap kısmı kırık siyak renkli bıçağı çıkartarak kolluk görevlilerine teslim ettiği belirtilmiştir.

5. Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosya arasındadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış; ancak ilk derece mahkemesince kimliklerin tesbiti esnasında ve hakların hatırlatılması sırasında kimliklerin araya başkaca bir hukuki işlem konulmaksızın ardısıra tespiti ve keza hakların hatırlatılmasının ardarda yapılması luzumuna riayet olunmadan, böylece duruşma merasiminin insicamı gözetilmeksizin duruşmaların yapılmış olması, İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kanunî sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak aynı Kanun’un 53/1-b fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile (b) fıkrasındaki bazı hak ve ehliyetlerin kısıtlanması açısından kısmen iptal edildiği gözetilmeden ve aynı Kanun’un 53/1-(c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan aynı Kanun’un 53/1-(a), (b), (d), (e) maddesinde sayılan hak ve yetkiler ile (c) fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden kendi altsoyu dışında kalan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından aynı Kanun’un 53/2. maddesi gereğince cezanın infazının tamamlanması anına kadar, aynı Kanun’un 53/1-(c) fıkrasındaki hak ve yetkilerden kendi altsoyu olan kişiler ile ilgili hak ve yetkinin kullanılmasından aynı Kanun’un 53/3-1. cümlesi gereğince bu hak veya yetkilerin denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edildiği ana kadar veya koşullu salıverilmesine karar verildiği ana kadar yoksun burakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; cd.nin kopyasının çıkarılmadan cd.nin kendisinin kamu davası dosyası içerisine bırakılmış olması ile yetinilmesi hukuki eksiklik ise de, mahallinde tamamlanabilir görüldüğünden ve son olarak dosya düzeni yerine, mezkur hususlara riayet olunmadan tazim edilen dosyanın bu haliyle Ceza Mahkemeleri Kalem Yönetmeliğine aykırı olduğunun gözlemlenerek bu hususlar eleştirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Somut Delil Bulunmaması ve Katılanın Şikayetten Vazgeçmesi Nedeniyle Cezanın Ağır Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki beyanı, sanığın (tevilli ikrar içeren) savunması ve kolluk raporları karşısında, tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, yağma suçunu silahla, birden fazla kişi ile birlikte ve gece vakti işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, kurulan hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Mağdurun Zararını Son Celsede Gidermesi Nedeniyle 5237 Sayılı Kanunun 168 İnci Maddesinin İkinci Fıkrasının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Kolluğun 01.03.2022 tarihli olay, görüntü çözümleme ve şüpheli şahıs tespit yakalama tutanağına göre, sanığın soruşturmaya başlandıktan sonra yağma suçundan yakalandığı sırada kolluğun mağdura ait cep telefonunu sorması üzerine cebinden çıkartarak rızası ile kolluğa teslim ettiğinin anlaşıldığı, ancak dosya kapsamında sanığın kolluğa teslim ettiği cep telefonunun mağdura teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, mağdurun da aşamalarda cep telefonunun kendisine iade edilmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle;
I) Sanık tarafından kolluğa rızası ile teslim edilen cep telefonunun akıbetinin araştırılarak mağdura ait olup olmadığı tespit edildikten sonra, mağdura ait olması durumunda 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
II) Sanığın kolluğa teslim ettiği telefonunun mağdura ait olmadığının anlaşılması halinde ise, mağdurun son celsede zararının giderildiğini belirtmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin üçüncü ve ikinci fıkraları uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
… Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.11.2022 tarihli ve 2022/3652 Esas, 2022/2924 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle, sanık ve müdafince ileri sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenen konular yönünden temyiz istekleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2.. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.