YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6741
KARAR NO : 2006/10130
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı vekili dava dilekçesinde 682 ada 1 parselin 3821 m2’lik bölümünün, 691 ada 1 parselin ise 5492 m2’lik bölümünün (toplam 9312 m2) kamulaştırıldığı belirtilerek m2 değerinin 8.000.000 TL/m2’ye çıkartılarak 72.912.790.000 TL kamulaştırma bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu istemle bağlı kalınarak 682 ada 1 parsel için 29.918.430.000 TL, 691 ada 1 parsel için ise 43.002.360.000 TL kamulaştırma bedeli belirlenmiş olduğu halde mahkemece sadece 691 ada 1 parsel için saptanan 43.002.360.000 TL.ye hükmedilmesi, 682 ada 1 parselle ilgili olarak herhangi bir karar verilmemesi,
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin 72.912.790.000 TL artırılmasını istemiş iken, yargılama sırasında bilirkişi kurulu tarafından saptanan bedeli gözeterek 15.5.2003 günü mahkemeye verdiği ıslah dilekçesi ile dava değerinin 261.136.520.000 TL. olduğunu ileri sürmüş, mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ıslah istemi reddedilmiştir. Bu durum karşısında dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davacı yararına vekalet ücreti hesaplanıp hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ıslah istemi kabul edilmiş gibi dava değeri ile ıslah dilekçesinde yazılı değer arasındaki fark üzerinden davalı taraf lehine ayrıca avukatlık ücretine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.