YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7268
KARAR NO : 2023/44
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ : …. Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davalı şirket yönünden davanın pasif taraf ve dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun sigortalılarından ….’nin ihyası istenen …’ne ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için, Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2009/191 E. ve 2010/257 K. sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davası sonucunda müvekkili kurumun alacağının davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, bu ilama dayalı alacağın tahsili için Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2017/11953 E. (Yeni 2021/5381 E.) sayılı dosyasından takip başlatıldığını, borçlu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini beyan ederek icra takibinin devamı ve taraf teşkilinin sağlanması için ilgili şirketin yeniden ihyası ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca usulüne uygun olarak 18.02.2015 tarihinde re’sen terkin edildiğini, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin başka bir dava ile ilgili olarak 2018 tarihinde ihyasına karar verildiğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 18.12.2015 tarihinde resen terkin edildiği, davacı tarafından sicilden terkin edilen şirket aleyhine rücuen alacağın tahsili için açtığı davada verilen karar ile Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün 2017/11953 E. (Yeni 2021/5381E.) sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, işbu icra takibinin varlığına rağmen tasfiyesinin tamamlanıp şirketin terkin edildiği, bu davanın varlığı karşısında tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığı ve tasfiyenin hukuken sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Tasfiye Halinde Ceyboy Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi gereğince Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2017/11953 E. (yeni esas 2021/5381) sayılı dosyası üzerinden Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 2009/191 E. ve 2010/257 K. sayılı dosyalarına özgü olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak …’in görevlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bildirim yapılmaksızın ve beyanı alınmaksızın müvekkilinin davalı şirkete tasfiye memuru olarak atandığını müvekkilinin işlerinin yoğunluğu sebebi ile tasfiye memurluğu görevini layıkıyla yerine getiremeyecek olup tasfiye memurluğu görevinin 3 üncü kişiye verilmesini isteme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili ile ihyası istenen şirket arasında menfaat çatışması bulunduğunu, müvekkili ihyası istenen şirketin ortağı olup bu şirketten kâr payı alacağının mevcut olduğunu, şirketin yetkilisi Arif Huşçe olup müvekkilinin şirket belge ve kayıtlarına herhangi bir erişim imkanının da bulunmadığını belirterek ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle müvekkili …’in tasfiye memurluğu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın ihyası talep edilen şirkete karşı terkin tarihinden önce açmış olduğu ve derdest icra takip dosyasının bulunduğu, böylece taraf olduğu takip varken ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, hak düşürücü süresinin söz konusu olmadığı ve davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olmakla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de şirket hakkında icra takibi bulunduğu halde tasfiye işlemleri tamamlanmadan, tasfiye neticesinde terkin edildiğine yönelik gerekçe usul ve yasaya uygun olmadığı gibi davada davalı olarak gösterilen ve ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi ile tüzel kişiliği son bulduğu ve taraf ve dava ehliyeti bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca açılacak ihya davasının yalnızca terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince ihyası talep edilen şirket yönünden öncelikle pasif taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemesi, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında açılan ihya davasında ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek olmadığından, tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye memuru tayin edilmesi ve ihyanın dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının da usul ve yasaya uygun olmadığı, dava dilekçesi ile davalı Müdürlük tarafından usulsüz işlem yapıldığı iddia edilmiş olmakla birlikte, terkin işleminin yapıldığı tarihte yasal hasım konumunda olan davalı … Müdürlüğünün şirket hakkındaki derdest takipten haberdar edildiğine ve usulsüz işlem yapıldığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı, şirketin sicil dosyasının celp edilmediği ve davalı … Müdürlüğünün işbu davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı gerekçesiyle tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı Tasfiye Halinde Ceyboy Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden davanın pasif taraf ve dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden davanın kabulü ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen dava konusu şirketin ihyasına, tasfiye memuru kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak tasfiye memuruna verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada taraf sıfatı bulunmayan tasfiye memuru vekilince yapılan istinaf başvurusunun dinlenemeyeceğini, istinaf mahkemesince duruşma açılmadığı halde Kurum aleyhine vekâlet ücretine hükmedilip lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının bozma sebebi olduğunu,
talebi aşar nitelikte davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilemeyeceğini, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek açıklanan sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.