YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7375
KARAR NO : 2023/748
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/16 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Eylemin suç olduğunu bilmediğine,
2.Maddi durumu iyi olmadığından dava konusu evi inşa ettiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü
1.İddia, sanık savunması, yapılan keşif, tutanak, adli sicil kaydı, nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın inşaat ruhsatı almaksızın ev yaptığı, yapılan keşif neticesinde suça konu yerin 3. derece sit alanı kapsamında kaldığı, Müze Müdürlüğü’nün yazısından suça konu yerin 3. derece sit alanı içerisinde olduğunun sabit olduğu, sanığın eyleminin hem imar kirliliğine neden olmak suçu hem de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından tek eylem ile iki ayrı suçun oluştuğu, fikri içtima hükümleri gereğince sanığın cezası daha ağır olan suç ile cezalandırılması gerektiğinden sanığın 2863 sayılı yasaya muhalafet suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmakla 2863 sayılı yasanın 65 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, belirtilmiştir.
2.Sanık savunmasında; “Hazırlık ifademi tekrar ederim, Belediye Başkanlığının tespit yaptırdığı inşaat benimdir, ben burayı ev yaptırmak için yapı ruhsatı almadan inşaata başladım, sadece temelini attım, ardından jandarma gelerek bana inşaatın kaçak olduğunu söyledi, benim yapı ruhsatım yoktur, bu yerde hazinenin yeridir, ancak ben durumum iyi olmadığı için kiramı ödeyemediğim için, bunu yaptırdım, pişmanım, üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum,” demiştir.
3.Mahkemece 05.05.2014 tarihinde mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. İnşaat mühendisi ve mimar bilirkişi ortak raporu ile, dava konusu yapının subasmanının dava öncesinde yapıldığı, müteakiben de kaba inşaatın bitirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hazineye ait arazide izinsiz ve ruhsatsız olarak temel kısmı atılmış halde ev inşaatı başlattığından bahisle, sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2014 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olmak suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan bir kamu davası olmadığı ve iddianame içeriğinde de 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna değinilmediği gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca mahkemenin fiil ve fail ile bağlı olduğu bu durum karşısında sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık eylemi dolayısıyla ek iddianame tanzim ettirilmesi gerekirken 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesine aykırı şekilde, olayda uygulama yeri bulunmayan 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilerek, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre, sanığın eyleminin hem imar kirliliğine neden olma hem de 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince cezası daha ağır olan 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle sanığın 2863 sayılı Kanun gereğince mahkumiyetine karar verilmesi sırasında, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/198 Esas, 2011/497 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinde düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma suçuna ilişkin olduğu ve hükümden sonra, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinde tanımı yapılan Güveni Kötüye Kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ek kararı ile, uzlaştırma prosedürünün uygulandığı ve taraflar arasında uzlaştırmanın sağlandığından bahisle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2011 tarih ve 2010/198 Esas 2011/497 Karar sayılı ilamının tüm neticeleriyle birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bahse konu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/16 Esas, 2015/131 Karar Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.