YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9265
KARAR NO : 2006/10084
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, taşınmaz değerinin mahkemece tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekilleri dava dilekçesinde Seyhan Nehri üzerinde kurulması kararlaştırılan MENTAŞ hidroelektrik santrali üretim tesisinin ihtiyacı olan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının uygulanmasına esas olmak üzere, aynı Yasanın 15. maddesine göre seçilecek bilirkişiler marifetiyle yerinde keşif yapılarak, 11. maddedeki esaslar dahilinde taşınmazın değerinin tespitine karar verilmesini istemiş mahkemece davanın kabulü ve sözü edilen taşınmazın değerinin tespiti yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu edilen taşınmazın mülkiyetinin 316/360 payının davalı TC. Karayolları Genel Müdürlüğüne ait olduğu, tespit isteminin bu paya ilişkin bulunduğu, davalı idarenin taşınmazın devrine muvafakat etmediği anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 30. maddesinin ikinci fıkrasına göre taşınmaz mala ihtiyacı olan idare, 8. madde uyarınca bedelini tespit eder. Aynı Yasanın 8. maddesinde ise kamulaştırma kararını alan idare kamulaştırılan taşınmazın çeşitli kurum ve kuruluşlardan alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az 3 kişiden teşekkül eden bir kıymet takdir komisyonu görevlendirir. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı gibi 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası kamulaştırmayı yapan idarelere ya aynı Yasanın 10. maddesine ya da 27. maddesine göre değer tespiti yaptırılmasını isteme hak ve yetkisini tanımıştır. Ancak bu davanın tescil talebini içermediği de nazara alınarak, davacı tarafa istemi açıklattırılarak, anılan Yasanın 10. veya 30. maddenin ikinci fıkrasına göre bir dava açıp açmadığının sorulması, 30. maddenin ikinci fıkrasına göre böyle bir tespit davası açması mümkün bulunmadığından, 10. maddeye göre de dava açılabilmesi için tescil istemini de içermesi gerektiğinden davacının tescile ilişkin bir talebi bulunmadığı hususu da gözetilerek istem hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.