Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/2009 E. 2023/768 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2009
KARAR NO : 2023/768
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; davacı vekili tarafından kanunî süresi içinde 26.12.2021 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, … 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği 16.02.2022 tarihli dilekçe ile temyiz hakkından feragat ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi
gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.05.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 14.10.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 16.10.2008 tarihinde tutuklandığını, 10.04.2008 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama üzerine beraatine karar verildiğini, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 26.05.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve reddi gerektiğini öne sürmüştür.

3. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/166 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 3.239,32 TL maddi ve 3.500,00 TL manevi tazminatın gözaltından yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/166 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2018/3611 Esas, 2018/7872 Karar sayılı kararıyla; … nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/529 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 3.239,32 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

6. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/529 Esas, 2018/452 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/4489 Esas, 2019/12073 Karar sayılı kararıyla; … nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, Kabul ve uygulamaya göre de: 05.08.2017 tarih ve 694 sayılı KHK’nın 144. maddesi ile eklenen, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine 3.988 TL vekalet ücreti ödenmesi gerekirken 4.360 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 3.239,32 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

8. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/3338 Esas, 2021/6261 Karar sayılı kararıyla; … nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok fazla manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

9. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/492 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 3.239,32 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltından yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2022 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat etmesi nedeniyle davalı vekilinin temyiz istemine hasren yapılan inceleme ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ve reddedilen miktar üzerinden karşı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı hakkındaki … 2.Asliye Ceza Mahkemesi hükmünün 11.09.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat dava tarihinin 05.05.2014 olduğu, açılan … bu tazminat davasının 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasındaki yasal süre içerisinde açıldığı, ikinci fıkrası gereği davacının oturduğu yer … ilçesinin Mahkememizin yargı çevresi içinde olduğu, davanın görevli ve yetkili Mahkemede açıldığı, üçüncü fıkrası uyarınca dava dilekçesine zarara uğradığı işlem ve zararın nitelik ve niceliğine ilişkin belgeleri eklediği, dava dilekçesinin usule yönelik şartları taşıdığı tespit edilmiştir.

Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının 16.10.2008 – 10.04.2009 tarihleri arasında tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir cezadan mahsubuna ilişkin herhangi bir kararın bulunmadığı, sanığın buna ilişkin başka mahkemede açmış olduğu bir tazminat davasının da bulunmadığı, buna göre

davacının haksız olarak gözaltında / tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin tazminat istemekte haklı bulunduğu anlaşılmakla, davacının sosyo-ekonomik durumu, eğitim durumu, gelir seviyesi ile yaşı ve yaşadığı sosyal çevrenin özellikleri dikkate alınarak, davacının haksız gözaltında tutulması nedeniyle, uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi amacıyla ve ancak davacının haksız zenginleşmesine de neden olmayacak şekilde, hak ve nesafet kuralları gözetilerek, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 3.239,32 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1329 Esas – 2012/61 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının hürriyeti yoksun kılma suçundan 14.10.2008 – 10.04.2009 tarihleri arasında 178 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün11.09.2012 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı vekilinin dosyanın kesinleşmesi konusunda Mahkemece yanıltılması nedeniyle davanın süresinde olduğu ve Kanun’da öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davacı vekili tarafından kanunî süresi içinde 26.12.2021 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, … 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği 16.02.2022 tarihli dilekçe ile ile temyiz hakkından feragat ettiğini bildirdiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğu Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Karşı Vekalet Ücreti Verilmesi Gerektiği Yönünden
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe başlığında (A) harfiyle gösterilen alt başlıkta açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği davacı vekilinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/492 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.