YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8899
KARAR NO : 2023/500
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde “işletme hakkı devir sözleşmesi” (İHDS) akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7 nci maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü sırada Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda müvekkili tarafından icra dosyalarına toplam 455.988,96, 00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek davacı tarafından ödenen 455.988,96 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 30.03.2016 tarih ve 2015/388 E., 2016/196 K. sayılı kararı ile taraflar arasında akdedilen İHDS’nin 7 nci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince 24.07.2006 tarihinde yapılan işletme hakkı devir tarihinden önce meydana gelen iş kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen tazminat ve icra masraflarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 455.988,96 TL’nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 26.683,96 TL’sine 05.10.2011 tarihinden, 429.305,00 TL’sine ise 06.09.2011 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 10.05.2018 tarih ve 2016/9847 E., 2018/3431 K. sayılı kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “… Dava, işletme hakkı devir sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2010 tarihli 2004/440 Esas 2010/118 Karar sayılı ilamıyla … vekilince açılan dava sonucunda maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, ilgili kararın kesinleşmesi üzerine … vekilince Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine Diyarbakır 6. İcra Müdürlüğünün 2011/4778 Esas sayılı dosyasıyla maddi tazminatın bakıcı giderleri dışında kalan kısmı ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla ilamlı takip yapıldığı, Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2011/4952 Esas sayılı dosyasıyla ise ilamda alacaklı lehine hükmedilmiş vekalet ücretleri ile işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamlı takibe girişildiği, davacı tarafından her iki ilamlı icra dosyasına toplam 455.988,96 TL ödeme yapıldığı, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü döneme ait olması sebebiyle taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince davalının sorumlu olduğu bu bedelin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dayanak Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2010 tarihli 2004/440 Esas 2010/118 Karar sayılı ilamı bölünmek suretiyle iki ayrı icra takibine konu edilmiş olup, bu davanın davacısı olan … vekilinin ilama dayalı tek icra takibi yapmayarak davacı …Ş. aleyhine iki ayrı icra takibine girişmesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunması nedeniyle davacı tarafça aleyhine girişilen ikinci icra takibi yönünden şikayet hakkını kullanarak ikinci takip iptal ettirilebilecekken, bu hakkını kullanmaması sebebiyle her iki ilamlı icra dosyasıyla oluşan ve fazladan ödediği vekalet ücreti ve masraflardan davalıyı sorumlu tutmak doğru olmayacaktır. Yani, dayanak mahkeme ilamı bölünmeksizin davacı aleyhine tek ilamlı icra takibi yapılması halinde ödenmesi gereken vekalet ücreti ve masraflar ile ilamın bölünmek suretiyle iki ayrı icra takibi yoluyla takibe konulması nedeniyle ödenen vekalet ücreti ve masraflar arasındaki farkı davacının açıklanan şikayet hakkını kullanmaması nedeniyle davalıdan talep edemeyeceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı tarafından aleyhine girişilen icra dosyalarına yapılan tüm ödemelerden davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen İHDS’nin 7 nci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince işletme devir tarihinden önce meydana gelen iş kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen bedellerin 455.106,30 TL’sinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 455.106,30 TL’nin davalıdan tahsiline, bu tutarın 429.305,00 TL’lik kısmına 06.09.2011 tarihinden, 25.801,30 TL’lik kısmına ise 05.10.2011 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği gibi raporların denetime uygun olmadığını, bunun yanında savunmanın genişletilmesine muvafakat etmemelerine rağmen davacı yanca bozmadan sonra sunulan delillere dayalı olarak hesaplama yapılmasının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup taraflar arasında, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde gerçekleşen iş kazası sebebiyle davacının hak sahibine ödediği tutarları 24.07.2006 tarihinde akdedilen İHDS hükümlerine göre davalıdan isteyip istemeyeceği ve Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamı gereklerine uygun olup olmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Taraflar arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İHDS.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.