YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7379
KARAR NO : 2023/3089
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2014 tarihli ve 2014/93244 Soruşturma, 2014/33281 Esas, 2014/1963 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.09.2014 tarihli ve 2014/161 Esas, 2014/111 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/495 Esas, 2016/130 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ayrıca 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısı, sanığın katılandan vekaletnameyi aldıktan çok kısa bir süre içinde davayı açtığı, katılan ile arasındaki ihtilafın vekalet ücretinden, dava ile ilgili bilgi ve belge eksikliğinden kaynaklandığı, üzerine atılı suç sabit olmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedenleriyle kararı temyiz etmiştir.
2.Sanık müdafii, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kadıköy 18. Noterliğinin 24.07.2012 tarihli ve 14991 sayılı vekaletnamesi uyarınca bir kısım hukuki ihtilaflarıyla ilgili gerekli davayı açmak üzere katılanın vekilliğini üstlenen sanık avukatın masraf ve vekalet ücretine mahsuben toplam 1.500 TL aldığı halde vekillik görevinden azledildiği 20.05.2013 tarihine kadar görevinin gereğini yerine getirmediği anlaşıldığından icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yargılanmak üzere hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmiş, Mahkemece, sanık avukatın sadece davayı açtığı ancak gereğince takip etmediği, bu itibarla dosyanın işlemden kaldırılmasına sebep olduğundan, görevini gereği gibi yerine getirmekte gecikme ve ihmal göstererek katılanın mağduriyetine sebep olduğu sabit görüldüğünden ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1-Sanığın savunmasında, katılanın talebi ve verdiği vekaletname uyarınca Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1023 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasını 30.07.2012 tarihinde açtığını, hatta katılanın 02.08.2012 tarihinde kendisine mail atarak davalı yakınının adres bilgilerini bildirmesi nedeniyle davadan haberinin olduğunu ancak vekalet ücretini alamaması nedeniyle davaya devam etmediğini beyan etmesi, mahkemece söz konusu dava dosyasının getirtilerek incelenmesinde, dava tarihinin 25.07.2012 olup, davacı vekilinin 150 TL masraf yatırdığı, mahkemenin tapudan kayıtları istediği, davacı … vekiline tebligatın yapılamadığı, ön duruşmasız incelemenin 31.10.2012’de yapılıp, davacı vekiline ve davalıya tebligatların yapıldığı, 11.12.2012 tarihli ilk duruşmaya hiç kimsenin gelmediği ve dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, 22.05.2013 tarihinde de açılmamış sayılmasına karar verildiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla, soruşturma ve kovuşturma izninin
kapsamı ile sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre üzerine atılı suç sabit olmadığından beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmedilerek aynı Kanun ve maddenin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/495 Esas, 2016/130 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.