Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18633 E. 2022/13895 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18633
KARAR NO : 2022/13895
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı …. vekilinin itirazının kabulüyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı …. vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalıların trafik sigortacısı olduğu araçların sebep olduğu kaza neticesinde davacının yaralanıp % 12 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslahla, taleplerini 77.344,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı …. vekili; kusur ve maluliyete itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davalı … hakkındaki davanın reddine; davalı … yönünden davanın kabulü ile 77.344,40 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının 31/10/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı … vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı … vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüyle 64.225,29 TL. tazminatın 31/10/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline, bu davalı hakkındaki fazla isteğin ve davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; karar, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Ordu Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 05/09/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 7; Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Trabzon Kanuni Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 07/07/2020 tarihli raporda % 12 olarak belirlenmiştir. Bahsi geçen her iki rapor da, 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış, aynı arıza nedeniyle maluliyet belirlemesi yapmış olmasına rağmen, aralarında fahiş fark bulunan maluliyet oranları tespit etmiştir. Raporların tanzimine esas alınan yönetmeliğin Tablo 1-7 numaralı cetvelinde, omurga hasarına ilişkin olarak % 3 – % 12 arası maluliyet oranlarının düzenlendiği de dikkate alındığında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 07/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.