YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5986
KARAR NO : 2023/1006
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki teminat mektubu ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu çek yaprak bedelinin depo edilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile Kumsan Asfalt Beton Mıcır ve İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini diğer davalıların kefil sıfatıyla imzaladıklarını, söz konusu kredi sözleşmesine istinaden davalı kredi müşterisine toplam 2.422.755,07 TL bedelli teminat mektupları verildiğini, davalının ödemelerini aksatması nedeniyle keşide edilen 06.10.2016 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile verilen teminat mektubu ve çek yapraklarının iadesi, bedellerinin depo edilmesi aksi halde kanuni yollara başvurulacağının ihtar edildiğini; ancak söz konusu bedellerin depo edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çek yaprakları sebebiyle bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal sorumluluk miktarı olan 45.380,00 TL ve mer’i teminat mektubundan kaynaklanan 2.422.755,07 TL olmak üzere toplam 2.468.135,07 TL’nin davalılar tarafından davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, gayrınakdi riskin, nakdi riske dönüşmesi halinde söz konusu bedellere bankanın ödeme tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenmiş olan cari kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranının %50 fazlasının ilave edilmesi suretiyle hesap edilecek tutarda temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl borçlu olan Kumsan Beton Mıcır ve İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. açısından temerrüt veya muacceliyet durumunun söz konusu olmadığını, usulüne uygun kat ihtarı yapılmadığını, müvekkili şirketin davacı bankanın söz konusu riskleri için bankaya temlik ve ipotek verdiğini, davacı banka vermiş olduğu mektuplara ilişkin kontragaranti aldığını, genel kredi sözleşmesinde kefillerin teminat mektubu bedellerinden sorumlu tutulacağına ilişkin bir ibarenin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında genel kredi ve kefalet sözleşmesi imzalandığı gibi davacı ile asıl borçlu arasında bankacılık hizmet sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeler kapsamında davacının davalı asıl borçluya gayrinakdi çek kredisi ve teminat mektubu kredisi kullandırdığı, çek kredisinden dolayı davalı kefillerin sorumluluğunun bulunmadığı, teminat mektubu kredilerinin bir kısmının asıl borçlu lehine düzenlendiği, bir kısmının ise asıl borçlunun kredi limiti içerisinde onun rızasıyla kefillere veya dava dışı kişilere kullandırıldığı, söz konusu çek ve teminat mektubu kredilerinin bir kısmının dava sürecinde tazmin edildiği gibi bir kısım teminat mektuplarının davacı bankaya iade edildiği, bilirkişi raporuyla 22 adet çekten dolayı 28.380,00 TL’lik çek yaprak bedelinin depo edilmesi gerektiği, dava konusu 2.422,755,07 TL’lik teminat mektuplarından 2.205.554,98 TL’lik kısmının dava sürecinde iade edildiği, bu mektuplar yönünden davanın konusunun kalmadığı, iade edilmeyen teminat mektup bedelinin 217.200,09 TL olduğu, bunun 110.511,00 TLlik kısmının davalı asıl borçlu şirket uhdesinde bulunduğu ve depo edilmesi gerektiği, 106.689,09 TL’lik kısmının ise dava sürecinde davacı banka tarafından tazmin edildiği, bu kapsamda deposu gereken çeklerden dolayı 28.380,00 TL ile teminat mektuplarından dolayı ise 110.511,00 TL olmak üzere toplam 138.891,00 TL’lik bedelin deposu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yargılama aşamasında davacıya iade edilen teminat mektupları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarının usulsüz olduğunu, muacceliyet ve temerrüt gerçekleşmeden dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu genel kredi sözleşmesinin genel işlem koşullarına aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, verilen kefaletlerin daha önceden kullandırılan kredilere ilişkin olduğunu, temerrüt faiz oranın fahiş olduğunu, müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teminat mektubu ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu çek sorumluluk tutarlarının depo edilmesini isteyen alacaklı banka tarafından, alacağın muaccel olması için asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide ettiği ihtarnameyle tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde söz konusu bedellerin depo edilmesinin istenildiği kat ihtarnamesinin, asıl borçlu şirkete 08.10.2016 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, müteselsil kefil olan diğer davalılardan …’e 08.10.2016 tarihinde, …, … ve Bilginoğulları Maden İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 07.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı …’e 07.10.2016 tarihinde, Turantaş Alçı ve Dolgu Maddeleri Boya ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’ye ise 07.10.2016 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, asıl borçlunun sözleşmede belirtilen adresine bila tebliğ tarihi olan 08.10.2016 ve verilen atıfet mehli (üç gün) nazara alındığında, işbu dava tarihi olan 11.10.2016 tarihi itibariyle alacağın asıl borçlu ve kefiller yönünden muaccel olmadığı, davanın en erken 12.10.2016 tarihinde açılması gerekirken atıfet süresi dolmadan 11.10.2016 tarihinde erken açıldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 06.10.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile dava konusu teminat mektubu bedelleri ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu çek sorumluluk tutarlarının depo edilmesinin talep edildiği, hesabın kat edilmesi ile birlikte davalı tarafa ihbar yapılmasa bile borcun muaccel hale geleceğini, kanunda müşterek borçlu ve müteselsil kefil hakkında takip yapılabilmesi/dava açılabilmesi için ihtar gönderilmesi şartının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi ve kefalet sözleşmeleri gereğince verilen teminat mektupları ile çek yapraklarının nakit karşılıklarının bankaya depo edilmesi, nakde dönüştüğü takdirde tazmin tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.