YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38353
KARAR NO : 2023/475
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/808 E., 2021/788 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
232 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suç tarihi yazılmamıştır.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2020 tarih ve 2020/62 Esas, 2020/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/808 Esas, 2021/788 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin çağrısı sonrasında ve her iki talimat dönemi ile uyumlu şekilde terör örgütünün finans kaynağı olan Bank …’da 2013 aralık ayında 0,00 TL olan bakiyesinin 2014 ocak ayında 17.413,78, 2014 Şubat ayında 25.216,79 TL, 29.05.2015 tarihinde TMSF’ye devir tarihinden sonrada hesap hareketi görülerek 2015 Eylül ayında 45.119,71 TL ve 2016 temmuz ayına kadar hesap hareketlerinin olduğunu tespit edildiğine, bankanın aktif destek mahiyetinde olabileceği kanaatiyle bilirkişi raporu düzenlendiğine, yine sanığın katılım hesabı dökümü incelendiğinde 03.11.2014 tarihide 308,88 hurda altın karşılığı 25.775,50 TL, 06.04.2015 tarihide 33.158,87 TL cinsinden katılım hesabı, 28.04.2015 tarihinde 13.590,25 USD döviz cinsinden 37.023,92 TL vadeli katılım hesapları açtığına, yine döviz alış hesap hareketleri de dökümünde 24.01.2014 tarihinde 164,64 hurda altın cinsinden 15.452,31 TL altın alımı, 20.02.2014 tarihinde 85,65 hurda altın cinsinden 7.990,41 TL altın alımı ve 06.04.2015 tarihinde 329,57 hurda altın cinsinden 32.957 TL hurda altın gerçekleştirildiğinin bilirkişi raporlarından da anlaşıldığına, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre; paranın uzun vade de hesapta tutularak bankanın aktifine destek mahiyetinde olabileceği şeklinde kanaat belirtildiğine, eksik ve yanlış gerekçe ile sanığın beraatine karar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığa ilişkin deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın …da 2014 yılından itibaren katılım hesapları açtığı, Ocak 2014, Şubat 2014 aylarında hurda altın alımları yaparak ve örgütle iltisaklı kurumda çalışma kaydı bulunduğundan bahisle cezalandırılması istenmiş ise de; bilirkişinin teknik konuyu değerlendirmesi gerektiği, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, bankasya hesap hareketleri incelendiğinde sanığın 2014 yılında bankasyada bankaya maddi menfaat sağlayan hesap işlemlerinin bulunduğu görülmüş ise de; bankanın 2015 yılında TMSF ye devrinden sonra da sanığın para hareketlerinin devam ettiği, bu suçta önemli olanın sanığın işlemi yaparken örgüte yardım kastı ve iradesi ile hareket etmesi gerektiği, sanığın banka hesap hareketlerine ve para transferlerine sair savunması ve hesap hareketlerinin bankaya devlet tarafından tamamen elkonmasından sonra da devam etmesi gözetildiğinde sanığın örgütsel talimatla ve örgüte yardım kastı ile hareket ettiği hususunun her türlü şüpheden uzak olarak ispatlanmadığı, sanığın örgüte müzahir yerde çalışma kaydı bulunduğu ve bu yerde çalışırken iddianameye konu bankasya hesap işlemlerini gerçekleştirdiği gözetildiğinde sanığın örgüt elebaşının talimatı ile hareket ettiği hususunda şüphe oluştuğu lakin oluşan şüphenin mahkumiyete varacak şekilde ortadan kalkmadığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği halde hükmün başında; suç yerinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması, ayrıca suç adının örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme yerine silahlı terör örgütüne yardım etme olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edilmiş, bunun haricinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, sanık savunmaları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın maaş ödemesi kapsamında açılan örgüte müzahir Bank … nezdindeki hesabında gerçekleşen para artışının, bankanın TMSF’ye devredildiği Mayıs 2015 tarihinden sonra 2016 yılında da devam ettiği, sanığın hesabındaki para hareketlerinin mutad bankacılık işlemlerinden ibaret olduğu ve örgüt elebaşının talimatı neticesinde bu hesap artışlarının gerçekleştiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2020/808 Esas, 2021/788 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye
Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.