YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10875
KARAR NO : 2023/9697
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53, 54, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2013/256 Esas, 2014/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 62 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğu kabul edilerek hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2013/256 Esas, 2014/205 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 2015/23969 Esas, 2019/19537 Karar sayılı ilamı ile,
” ..Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın soruşturmada, olaydan 1 yıl önce mağdur …’ın kardeşi olan …’e ateş ettiğini, mağdur hakkında yapılan soruşturma sonucu takipsizlik kararı verildiğini savunması ve bu beyanın kardeşi … tarafından da doğrulanması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre sanık hakkında tehdit suçundan TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2-( Ülkemiz tarafından 02/05/2016 tarihinde onaylanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ek 7 numaralı Protokolü 4. maddesi 1. fıkrasının “hiç kimse, bir devletin hukukuna ve ceza muhakemesi usulüne uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı, aynı devletin yargı yetkisi içindeki ceza yargılamaları kapsamında yeniden yargılanamaz veya cezalandırılamaz” şeklinde düzenlenmesi;) 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 7. fıkrasında “aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir” hükmünün yer alması, mükerrer davadan bahsedilebilmesi için, sanık hakkında açılan her bir davanın taraflarının, suç tarihlerinin ve olayının aynı olmasının gerekmesi, somut olayda, 2012/3104 soruşturma numaralı ve 27/03/2013 tarihli iddianamede dosyamız kapsamında mağdura yönelik olarak 8/11/2012 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen silahlı tehdit olayında kullanılan silah ile başka bir dosya olan 2013/452 soruşturma numaralı ve 05/03/2013 tarihli iddianamede belirtilen suç tarihi 15/11/2012 olan 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun konusu silahın aynı olduğu, 2013/452 soruşturma numaralı ve 05/03/2013 tarihli iddianameye ilişkin Çubuk Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/179 esas 2013/505 karar sayılı dosyası ile 03/10/2013 tarihinde sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık eyleminden mahkumiyetine karar verildiği, her iki dosyada bahse konu silahın aynı olması, davaların aynı zaman dilimini kapsaması ve hukuki bir kesintinin de bulunmaması karşısında; Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/03/2013 tarihli ve 2012/3104 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi..” Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/48 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 29/1, 62 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğu kabul edilerek hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Haksız tahrik hükümleri uygulanırken daha fazla indirim yapılması gerektiğine usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur hakkında olaydan yaklaşık bir yıl önce sanığın kardeşi temyiz dışı sanık …’e yönelik silahla tehdit suçundan açılan soruşturma dosyasından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve bu olay nedeniyle aralarında husumet olduğu, olay tarihinde sanık ile mağdurun benzin istasyonunda karşılaştıkları sanığın “senin ananı avradını sinkaf ederim, seni öldüreceğim” diyerek tehdit edip bulundukları araçtan temyiz dışı sanık … ile birlikte indiği, sanıkların üzerine geldiğini gören mağdurun olay yerinden kaçtığı, sanığın ise elinde bulunan tabanca ile havaya bir kaç el ateş ettiği, anlaşılmıştır.
2. Mağdur … ifadelerinde olayı (1) nolu bentte belirtildiği gibi beyan etmiştir.
3. Sanık ifadelerinde suçunu ikrar etmiştir.
4. Kolluk tarafından düzenlenen 08.11.2012 tarihli ihbar, 09.11.2012 tarihli yakalama ve “CD inceleme” tutanakları ve 09.11.2012 tarihli olay yeri inceleme raporu ile 13.11.2012, 23.01.2012 ve 27.02.2014 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasında mevcuttur.
III. GEREKÇE
1. Haksız Tahrik Hükümleri Uygulanırken Daha Fazla İndirim Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurdan kaynaklandığı ileri sürülen haksız hareketin niteliği ve meydana geldiği tarih ile sanığın kastının yoğunluğu, eylemin geldiği aşama dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uygulanırken yapılan indirim oranında bir isabetsizlik görülmemiş olup, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaireye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları, sanığın ikrarı, kolluk tarafından düzenlenen ihbar, yakalama, “CD inceleme” ve olay yeri inceleme raporu ile uzmanlık raporları, “Hukuki Süreç” başlığının (3) nolu bendinde gösterilen bozma ilamı, dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çubuk 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/48 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.