YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7211
KARAR NO : 2023/570
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İntihara mecbur etmek suretiyle nitelikli kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2019/73 Esas, 2021/385 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında, intihara mecbur etmek suretiyle nitelikli kasten öldürme suçundan;
a) Sanık … yönünden: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yollaması ile 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
b) Sanık … yönünden: 5237 sayılı Kanunu’nun 84 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yollaması ile 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Kurum vekili ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Delillerin hatalı değerlendirildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Delillerin hatalı değerlendirildiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik incelemeye,
3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul …’ın sanıklardan …..,’nın kızı, …..,’nın ise kardeşi olduğu, maktulün kendi ülkesi olan İsrail’de iki kez evlenmek amacıyla nişanlandığı ancak evlenmediği, bunun üzerine ailenin bu durumu hoş karşılamayarak maktulü öldürmek istedikleri, baba …’nın bu durumu bilmesine rağmen kızı ile bunu paylaşmadığı, maktul ile sanık …’nın 2018 yılında Türkiye’ye giriş yaparak birlikte aynı evde yaşamaya başladıkları, maktulün aynı zamanda Kocaeli Üniversitesinde öğrenci olarak kaydını yaptırdığı, sanık … …’nin öldürme kararı alınan kardeşininin infazını yapmak amacıyla kız kardeşinin haberi olmaksızın 05.02.2019 tarihinde ülkesi İsrail’den hareketle… Havaalanından Türkiye’ye giriş yaparak İzmit’e geldiği, gün içerisinde babası olan diğer sanık ile görüştüğü, babanın kızı maktüleye abisinin geldiğini söylemediği, aynı gün akşam saatlerinde maktul ile diğer sanığın birlikte yaşadığı eve sanık abinin habersizce geldiği, kapıyı abisinin geleceğinden haberi olmayan maktul kardeşin açtığı, maktulün …’yı görmesi üzerine hızlı bir şekilde odasına girdiği, odasının kapısını arkadan kilitlediği, ancak kapının kuvvet uygulanarak kırıldığı, abisinin şiddet ve davranışından kurtulmak amacıyla maktulün binanın üçüncü katında bulunan odasının balkonundan binanın 10.80 metre mesafedeki bahçesine muhtemelen sırt üstü atlaması sonucu düştüğü, düşme sonucu sırt kemiğinde ve kaburgalarında ciddi kırıklar oluştuğu, bunun üzerine her iki sanığın da bulunduğu yerden bahçeye inerek maktulü hiçbir sağlık kuruluşu veya komşuya haber vermeksizin ilk yardım kurallarına aykırı şekilde tekrar üçüncü kattaki eve çıkardıkları, bu çıkarma işleminden sonra da sanıkların maktülün sağlık kurumuna sevki için gayret göstermedikleri, olayı adeta gizlemek istedikleri, sanık …’nın …’yı bir müddet kardeşi maktulün yanında yalnız bıraktığı, maktul ile yalnız kalan …’nın maktulün ölmediğini görünce ölmesi için boğazını sıktığı, bu yönde ilk bulgulara göre doktor tespitinin olduğu, tanık …’e baba …’nın bu yönde anlatımının da olduğunun belirtildiği, bir süre sonra sanık …’nın daha önceden tanıdığı …’i bu yere çağırdığı, …’in bu binada oturanlara haber vererek 112 Acil Sağlık Servisini çağırdıkları, olay yerine gelen sağlık ekibinin maktulü bu yerden alarak hastaneye getirdiği ancak bu sırada sanık …’nın hızla bu yerden ayrılarak İstanbul iline gittiği, aynı gün İsrail’e gitmek üzere uçak bileti aradığı, ertesi güne uçak bileti bulunca taksi ile hava alanına yakın bir otele yerleştiği ve burada yakalandığı, maktulenin hastanede yapılan tedavinin cevap vermemesi üzerine saat 05:00’te vefat ettiği, yapılan ölü muayene ve otopsi sonucunda künt genel beden travmasına bağlı kaburga, omurga ve pelvis kemik kırıklarıyla meydana gelen pnömotoraks ve yumuşak doku yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu öldüğünün belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Sanıkların üzerlerine atılı suçu inkar ettikleri belirlenmiştir.
3. Olaya ilişkin bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarının dava dosyasında mevcut olduğu görülmüştür.
4. Olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, görüntü çözümleme tutanakları, canlı teşhis tutanağı, bilirkişi raporları, HTS kayıtları, hukukî mütalaa ve diğer deliller dava dosyasında mevcuttur.
5. Maktul hakkında tanzim olunan, 06.02.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre;
“Maktulün künt genel beden travmasına bağlı kaburga, omurga ve pelvis kemik kırıklarıyla meydana gelen pnömotoraks ve yumuşak doku yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu öldüğü,” tespit edilmiştir.
6. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 26.10.2020 tarihli raporun sonuç kısmında;
“Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot, omur ve pelvis kemikleri kırıklarıyla birlikte hemopnömotoraks sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümüne neden olan travmatik değişimlerin tamamının yüksekten düşme ile husüllerinin mümkün olduğu, ancak yüksekten düşme olayının iddia edildiği üzere kişinin kendi iradesiyle mi yoksa bir başkası ya da başkalarının etkisiyle mi oluştuğu ve sorulduğu üzere yüksekten düşme olayı öncesinde ayrıca bir travmaya maruz kalıp kalmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, olayın oluş şeklinin adlî tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğunun oy birliği ile mütalaa olunduğu,” görülmüştür.
7. Sanıklar hakkında düzenlenen adlî muayene raporlarında darp cebir izine rastlanmadığı tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, görüntü izleme tutanakları, HTS kayıtları ve “Olay ve Olgular” kısmında yer verilen diğer delillerin ilk derece mahkemesince isabetli şekilde değerlendirildiği ve ayrıntılı olarak gerekçeye yansıtıldığı, eksik inceleme ve adil yargılanma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, dosyada mevcut deliller ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Tasarlama
Mahkemenin, sanıkların maktulü öldürme kararını ne zaman aldığı, karar ile eylemi gerçekleştirmesi arasında geçen sürenin ne kadar olduğu, bu sürenin tasarlama için makul olup olmadığı, bu süre içerisinde hazırlık yapıp yapmadığı ve plan kurup kurmadığı net olarak tespit edilemediğinden alt soy ve kardeşe karşı kasten öldürme suçu için tasarlama hükmü uygulanmamıştır şeklindeki gerekçesinin dosya
kapsamı ile uyumlu olduğu, eylemin tasarlandığına dair delilin bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Takdîri İndirim
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, Mahkemece sanık … hakkında kurulan hükümde, “Sanığın sabıkasız geçmişi lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilerek…” şeklindeki gerekçeyle takdîri indirim sebebinin uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdîr yetkisinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.