Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18035 E. 2022/15823 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18035
KARAR NO : 2022/15823
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen davanın kabulüne dair karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince verilen 21.02.2021 tarih ve 2021/İHK-3456 karar sayılı itirazın kabulü ile davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde davacının aracında 43.953,15 TL hasar oluştuğunu, davalıya sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 14.646,00 TL hasar bedeli ile 354,00 TL ekspertiz ücretini temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.
Davalı vekili; kaza tarihinde aracın davacı üzerine kayıtlı olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, araçtaki gerçek zararın delillerle ortaya konulamadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacının ibraz ettiği ekspertiz raporunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile KDV dahil 41.000,00 TL maddi hasarın 14.10.2020 arihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın reddine, dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin davalı … şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasara uğradığını açıklayıp hasar bedelinin tazmini talebinde bulunmuş, hakem heyetince davacının ıslahı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından aracın kaza tarihinde davacı adına kayıtlı olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Davacı ve davalıya sigortalı aracın 27.08.2020 tarihinde yaptığı kaza neticesinde, dosyaya alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait araçta KDV, parça ve işçilik bedeli olmak üzere toplam 43.416,34 TL hasar miktarı hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyeti poliçe teminat limiti uyarınca 41.000,00 TL üzerinden karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından 27.08.2020 tarihinde aracın davacı üzerine kayıtlı olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan ruhsat suretine göre söz konusu … plakalı aracın 25.08.2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından, davaya konu aracın 25.08.2020 tarihinden önceki maliki olan … tarafından bir günlük sigorta poliçesi yapılarak aracın satışının davacıya yapıldığı ve sigorta poliçesinin aynı gün iptal edildiği, sonrasında davacı tarafından aracın satışının yapılması amacıyla 09.09.2020 tarihinde bir günlük sigorta poliçesi yapıldığı beyan edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti’nce, 09.09.2020 tarihinde davacı tarafından sigorta poliçe yapılmış olması nedeni ile aracın mülkiyetini bu tarihte kazanmış olduğu kabul edilerek talebin reddine karar verilmiştir. Dosyaya alınan bilirkişi raporunda 27.08.2020 kaza tarihinde davacıya ait aracın trafik poliçesi olmadığından tramere girişinin yapılmadığının bildirildiği, bu duruma göre aracın 25.08.2020 tarihinde yapılan satış işlemi nedeni ile bir günlük sigorta poliçesi yapılarak aynı gün iptal edildiği hususunun doğrulandığı, ruhsat suretine göre de 25.08.2020 tarihinde aracın davacıya satışının gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç itibari ile olay tarihinde davaya konu kazaya karışan araç, davacı adına kayıtlı olup, davacının husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu durumda davanın esasına girilerek davacının taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.