YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7209
KARAR NO : 2023/2268
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet (tüm sanıklar hakkında), zimmet suçundan beraat (sanık … hakkında)
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2005 tarihli ve 2004/9138 Soruşturma, 2005/795 Esas, 2005/709 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 503 üncü maddesi, 504 üncü maddesinin yedinci fıkrası ve 522 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 157 nci maddesi, 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılmalarına ve 765 sayılı Kanun’un 31 ve 33 üncü maddeleri ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2009 tarihli ve 2005/803 Esas, 2009/22 sayılı Kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan açılan davada beraatlerine, tüm sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, sanık … hakkında eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulü ile bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
3.Dairemizin 10.03.2014 tarihli ve 2012/15729 Esas, 2014/2515 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiş, dolandırıcılık suçundan sanıklar …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri ise temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4.Bozma üzerine dosyayı ele alan … 2. Ağır Ceza Mahkemesi 23.06.2015 tarihli ve 2014/161 Esas, 2015/283 sayılı Kararı ile sanıkların 765 sayılı Kanun’un 342 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık …’ın ise zimmet suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz itirazı, sanıkların işlemiş oldukları sahtecilik eylemi nedeniyle 765 sayılı Kanun’un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, sanık … hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararının bozulması istemine ve sair nedenlere ilişkindir.
2.Sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları, sanıklar haklarında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık … müdafiinin temyizi, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, cezanın gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ayrıca zimmet suçundan beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … Belediye Başkanı olan sanık … hakkında … Belediyesinin, İtalya’nın Lazio bölgesinde bulunan …’nın … Belediyesi ile kardeş şehir olmasına dair belediye meclisi kararında usulsüz olarak değişiklik yaparak, … Bankası ve diğer bankalardan belediye adına borçlanma sözleşmeleri akdetmeye yetkilendirilmesine yönelik 04.02.2003 tarihli ve 1 numaralı meclis kararı haline getirdiği ve bu kararı kullanarak İller Bankasından 27.08.2003 tarihinde usulsüz olarak 400.000 TL avans kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; iddianamede nitelikli dolandırıcılık olarak gösterilen eylemin sübutu halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı ancak; sanığın aşamalardaki savunmaları, 17.03.2005 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve dosya kapsamına göre; … Belediye Başkanlığının 2003 yılı payından mahsup edilmek üzere … Bankasından talep ettiği 400.000 TL’nin 26.08.2003 tarihinde Belediyenin … Bankası … şubesindeki hesabına havale edildiği, sunulan banka ekstresi ve avans kredi senedine göre bu paranın, Belediyenin %95 hissesine sahip olduğu … Sosyal Hizmetler Tic. Ltd. Şti’ne ait olan Kafesan’a 27.08.2003 tarihinde … no.lu çek karşılığı ödendiği, Kafesan Genel Müdürlüğünün Belediye Başkanlığına gönderdiği 26.08.2003 tarihli yazısı uyarınca bu paranın şirket işçilerine birikmiş alacaklarını ödemek için ve aylık hak edişlerinden kesilmek üzere alındığı, halen Kafesan üzerinde avans olarak durduğu ve belediyenin avans alacağı olduğu kabul edilerek Mahkemece sanık …’ın unsurları bakımından oluşmayan zimmet suçundan beraatine, tüm sanıkların ise resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık … hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede; eylemin sübutu halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağına nazaran inceleme günü itibarıyla dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği, öte yandan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği, böylece yüklenen tüm suçlardan beraat etmediği ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereği sanık lehine vekalet ücreti takdiri mümkün olmadığından, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanıkların üzerlerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun lehe kanun olan 765 sayılı Kanun’un 339 uncu maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
3.Suç tarihi olan 27.08.2003 ile inceleme günü arasında 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/161 Esas, 2015/283 sayılı Kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle zimmet suçundan kurulan beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2014/161 Esas, 2015/283 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.