Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2792 E. 2007/4100 K. 10.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2792
KARAR NO : 2007/4100
KARAR TARİHİ : 10.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili, dava dilekçesinde … koruması altında bulunan …’ın annesinin davalı … olup olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece davanın HUMK.nun 193. maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davalı …’ın küçük …’ın annesi olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece 1.3.2006 günü tarafların yüzüne karşı verilen görevsizlik kararı üzerine davacı 11.5.2006 günü dosyanın görevli ve yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini istemiş, anılan mahkemeye dosyanın intikal etmediğini öğrenince de 8.9.2006 günü tekrar gönderme isteminde bulunmuştur.
HUMK.nun 193. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli ve yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Bu durumda karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay’ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Somut olayda, Aile Mahkemesi tarafından verilen karar davacı vekiline 18.5.2006, davalı vekiline ise 23.5.2006 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 11.5.2006 günlü dilekçesi ile dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini istemiş olmakla kararı temyiz etmeyeceğini zımnen bildirmiştir. Bir kimsenin ileride doğacak olan bir hakkın ona sağlayacağı olanaklardan hak doğmazdan önce yararlanmak istemesi her zaman mümkündür. Burada dikkat edilecek olan, ileride doğacak bir haktan vazgeçilmediği gibi bilhassa böyle bir haktan yararlanılmak istendiği hususudur. Bu durum gözetilerek, mahkemece usuli işlemlerin gerçekleştirilmesi ve davanın esasına girilerek delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden davanın açılmamış sayılması yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.