YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3868
KARAR NO : 2007/4101
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, dava dilekçesinde annesinin …, babasının …olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde annesi…’nin 1.3.1943 tarihinde babası … ile evlenerek…Mahallesi 165 Haneye yazıldığını ve daha sonra da babasının ölümü üzerine tekrar evlenerek …soyadını aldığını, annesi …’tan kendisine emekli maaşı bağlanabilmesi için SSK Genel Müdürlüğünce kendisinden aile kayıt tablosu istendiğini, annesi … ile olan irtibatını gösteren nüfus kaydına esas olmak üzere annesinin …, babasının ise …olduğunu gösteren nüfus kayıtlarının tesisi için bu davayı açmak zorunda kaldığını ileri sürerek, gerekli düzeltmelerin yapılmasını istemiş, mahkemece davacının duruşmadaki beyanına itibar edilerek veraset ilamı almak üzere açılacak eda davasında bu hususu ispat edebileceğinden, böyle bir tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava mahkemenin değerlendirmesi doğrultusunda alelade bir tespit davası olmayıp, doğrudan doğruya Nüfus Yasasına göre açılmış bir tespit davasıdır. … ile …’nin evliliklerini ve bu evlilikten …’nın doğduğunu gösteren kaydın … Nüfus Müdürlüğünde bulunan nüfus belgelerinden (fersude olması nedeni ile) anlaşılamadığı iddia edilmektedir. Dava bu kayıtlara hukuki geçerlilik kazandırmak amacıyla açılmıştır. Kaldı ki, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/1-c maddesine göre tespit davalarının kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil edeceğinden her zaman açılması mümkündür ve bu davaları açmak isteyen kimselerin de hukuki yararı bulunduğu yasa ile güvence altına alınmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davacının istemi doğrultusunda işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.