Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24752 E. 2023/345 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24752
KARAR NO : 2023/345
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/227 E., 2020/32 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafi, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2014 tarihli ve 2012/353 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararının sanık … müdafi ile sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/25772 Esas, 2017/23923 Karar sayılı kararı ile eylemin, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/3 Esas, 2019/87 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/227 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 10’ar ay hapis ve 820’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak;
A. Sanık … yönünden, uzlaştırma işlemleri sırasında katılana yapılan tebligatın bila tebliğ iadesinden sonra mernis adresi de olan aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 11.12.2019 tarihinde tebligat yapılmış ise de, katılana talimatla aynı adresten ulaşılarak 11.11.2019 tarihinde zararının karşılanması halinde uzlaşmak istediğini belirtmesi, sanık …’ın da 17.12.2019 tarihli celsede katılanın zararı karşılamak ve uzlaşmak istediğini beyan etmesi, uzlaşmanın yapılamadığına dair 23.12.2019 tarihli uzlaşma bürosuna iade yazısında müsnet suçun tehdit suçu olarak belirtilmesi karşısında, uzlaşma şartlarının değerlendirilmesi yerine uzlaşmanın sağlanamadığının kabul edilmesi nedeniyle hakkındaki mahkûmiyet hükmünün bozulmasına,
B. Sanık … yönünden, katılanın zararının karşılanması halinde uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığın zararı gidermeyeceğini beyan etmesi karşısında, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiin temyiz isteği; katılanın zararı giderildiği takdirde uzlaşmayı kabul etmesi, sanık müvekkilinin uzlaşmayı kabul etmesi ve zararın giderilmesi karşısında, düşme kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulmasının, yasaya aykırı olduğuna,
Sanık …’un temyiz isteği: suçla ilgisinin bulunmadığına, ilgilisi tarafından katılanın zararının giderildiğine,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında, katılanı cep telefonundan arayıp kendilerini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtarak verilen hesaba para yatırdığı takdirde cezaevinde bulunan eşinin kefaletle … bırakılacağını söyleyerek verilen banka hesabına 700,00 TL yatırmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar yüklenen suçu kabul etmemişler ve birbirlerini suçlamışlardır.
3. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık Ali Bahar ise arkadaşı olan …’ın arayarak hesap numarasını istediğini, hesabına yatan paranın bir kısmını …’ın talimatıyla sanık …’un hesabına yatırdığını, bir kısmını da gene …’ın talimatıyla araçla gelen bir şahsa verdiğini beyan etmiştir.
4. Katılanın zararının Mahkemenin 24.04.2014 tarihli kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık Ali Bahar tarafından giderildiği belirlenmiştir.
5. Mahkemesince bozma sonrası uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından katılana ait gsm hattına ulaşılamaması üzerine uzlaştırma bürosu tarafından teklif formunun katılanın dosyada mevcut “Kaynarca mahallesi Dönemeç sokak 24/4 Pendik/İstanbul” adresine çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade olunduğu, bu kez aynı zamanda MERNİS adresi olan aynı adrese 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 11.12.2019 tarihinde yapılan tebligata rağmen katılan tarafından 3 gün içinde bilgi verilmediğinden uzlaştırmacı tarafından uzlaşma sağlanamadığına ilişkin 23.12.2019 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Talimat mahkemesince aynı adreste katılana ulaşılarak beyanının tespit edilmiş olmasının, uzlaştırma bürosunca aynı zamanda MERNİS adresi olan aynı adrese çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade olunmasından sonra 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat yapılması işlemini usulsüz kılmayacağı, 23.12.2019 tarihli tutanakta suç adının tehdit olarak belirtilmesinin maddi hata niteliğinde olup sonuca etkili bulunmadığı uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun şekilde tamamlandığı ve uzlaşmanın sağlanamadığı, sonrasında da zarar giderme ve uzlaşma talebi beyan edilmesine rağmen herhangi bir girişimde bulunulmadığı anlaşıldığından bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık … müdafi ile sanık …’un Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/227 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafi ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafi ile sanık …’un temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, sanık … yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık … yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.