YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5693
KARAR NO : 2023/322
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Suça sürüklenen … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/595 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemli Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/34 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları ile 31 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen … Müdafiin Temyiz Sebepleri
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, tanık beyanına göre iddiaların gerçek dışı olduğuna, suça sürürklenen çocuğun olayda hiçbir cinsel amaç cinsel … tatmini içeren düşünce olmayıp tamamen kazaen müvekkile çarpma meydana geldiğine, müvekkilinin cinsel saldırı kastını taşımadığına, manevi unsur şartına uygun olmadığına ve ceza kanunu anlamında suç oluşmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, cezalandırılmayı gerektirecek ölçüde dosya kapsamında bir delil mevcut olmadığına, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; “Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2012 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen … …’in mağdur olan …’i evlerinin önünde bulunan parka çağırdığı, birlikte parka gittikleri, suça sürüklenen çocuğun parkta sigara içmeye başladığı, sonra pantolonunun önünü açarak pipisini çıkarttığı, pipisi ile oynadıktan sonra beyaz bir su çıktığı, elini duvara silip pipisini içeriye koyduğu, sonra mağduru yanına çağırarak içmesi için sigara verdiği, mağdurun sigaradan bir nefes çektiğinde öksürüp yere attığı, daha sonrasında yine komşusunun çocuğu olan tanık …’in parka geldiği ve mağdura “neden sigara içiyorsun?” diye bağırdığı, bunun üzerine mağdurun “bana zorla sigara içiriyor” diye söylediği, bu olaydan yaklaşık 2-3 gün sonra yine aynı parkta suça sürüklenen çocuğun poşet içerisine yapıştırıcı dökerek çektiği, sonrasında bali kullandığını öğrendiği, suça sürüklenen çocuğun poşeti de vererek içmesi için mağduru zorladığı, ancak kendisinin çekmediği, bu olaydan yaklaşık bir hafta kadar öncesinde de tanık olarak dinlenilen …’in evine gittiklerini, evde …’in yanlız olduğunu, oturma odasına geçtiğini, ayağı ağrıdığı için …’e para vererek meyveli muz almasını istediği, …’in evden çıkması ile suça sürüklenen çocuğun içeriye girdiği, salona geçip mağdurun yanında oturduğu, sonrasında suça sürüklenen çocuğun pantolonunun önünü açtığı, eliyle pipisi ile oynadığı, sonra mağduru yanına çağırdığı, mağdurun şortunu indirerek kucağına oturttuğu, pipisini arkasından sürttüğü ve bir müddet sonra pipisinin yarısının poposuna girdiği, canı yanınca kucağından indirdiğini ve oradan kaçarak eve girdiğini, bu olayı yaparken sanığın kendisine bağırmadığını, zorlamadığını, bu olayı kimseye anlatmadığı, daha sonra annesine bahsettiği ve bu nedenle karakola gittikleri, katılan ile mağdurun suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduğu, somut olayda tanıklardan …; mağdur ve sanığın evde hiç yalnız kalmadıkları, mağdurun kendi evlerine hiç gelmediği şeklindeki beyanı olmasına rağmen, alınan doktor raporuna göre jinokolojik pozisyonda saat 05 hizasında eski hemotom mevcut olup, fiili livata olgusu olarak değerlendirilebileceğinin bildirildiği, yine alınan doktor raporunda mağdurun söz konusu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da; mağdurun olay nedeniyle ruh sağlığının kalıcı ve sürekli olarak bozulduğunun belirtildiği, her ne kadar suça sürüklenen … atılı suçu kabul etmemiş ise de; alınan
doktor raporu, mağdurun hazırlıkta ve kovuşturma sırasında alınan birbirleri ile tutarlı, çelişmeyen samimi beyanları dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan TCK’nun 103/1-2, 103/6 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle suça sürüklenen … hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece yapılan yargılama sırasında suça sürüklenen çocukla ilgili … düzenlenen 09.01.2013 ve 23.10.2013 tarihli rapolarda davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun mütalaa edilmesi karşısında, dava dosyası ve suça sürüklenen … hakkında aldırılan tüm tıbbi evrakların İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek farik ve mümeyyizlik hususunda yeniden rapor aldırılması ile bu rapor içeriği de değerlendirilerek 5395 sayılı Kanun’un 35 inci maddesine göre mahkemece yapılacak tespitten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2014 tarihli ve 2012/34 Esas, 2014/25 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen … müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.