YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5295
KARAR NO : 2022/8613
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 17.04.2018 gün ve 2016/1027 – 2018/323 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.09.2019 gün ve 2018/4126 – 2019/5467 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka’nın teşvik ve yönlendirmesi ile Yurtbank A.Ş….Şubesi’ne 1.000,00 TL mevduatını 06/10/1999 tarihinde, 22.000,00 TL mevduatını 15/12/1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kasıtlı olarak off shore bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının müvekkilinin ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL’nin 06/10/1999, 22.000,00 TL’nin 15/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer’i müdahiller vekilleri davanın reddini istemiştir
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davanın kabulüne dair verilen karar davalı ING Bank A.Ş. vekili, fer’i müdahil OYAK ve TMSF vekili temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı banka vekili bu kez karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Yurt Bank A.Ş. hesabına 1999 yılında yatırılan 23.000,00 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin 2016/1027 esas, 2018/323 karar sayı ve 17.04.2018 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF tarafından zamanaşımı def’i de dahil olmak üzere temyizi üzerine, Dairenin 16.09.2019 gün ve 2018/4126 esas 2019/5467 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine bu kez davalı banka vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş,
Sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile karar düzeltme istemi red edilmiştir.
Çoğunluğun, davalının karar düzeltme dilekçesinin reddine ilişkin gerekçesine katılamıyorum.
Somut uyuşmazlıkta uygulanan mülga 1086 sayılı HUMK 440 maddesine göre Yargıtay kararlarına karşı tefhim ve tebliğden itibaren 15 gün içinde, aynı madde de gösterilen sebeblerden dolayı karar düzeltme yoluna başvurulabilir. Bu hüküm karar düzeltme sebeblerini tahdidi olarak göstermiş olup dört tanedir. Hükümde öngörülen sebeblerin dışındaki bir sebebten dolayı karar düzeltme istenemez. Ancak karar düzeltme sebeblerinin sınırlı olması, bu sebeblerden hangisine dayanıldığının, dilekçede açıkça gösterilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Esasen karar düzeltme isteminde bulunan tarafın Yasada öngörülen sebeblerden hangisine dayandığını dilekçesinde açıkça göstermesi gerektiğine ilişkin bir usul hükmüde yoktur. Gerçekten, 1086 sayılı HUMK 440 maddesinin son fıkrasında evvelce mevcut olan “mahkemei temyiz müstedii tashihin dermeyan ettiği esbab haricinde sair esbabı kanuniye taharri ve tetkik edemez” şeklindeki hüküm, 1711 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece karar düzeltme isteğine ilişkin dilekçede hangi sebeblere dayanıldığını gösterip açıklamak zorunluluğu kalmamıştır.
(HGK.27.06.1984 gün 11/305-750 sayı)
Davalı, temyiz dilekçesinde zamanaşımı hususunu da açıkça temyiz sebebi olarak göstermiş olup, davalının bu temyizi Daire kararında açıkca ve gerekçe gösterilmek suretiyle red edilmemiş, sair temyiz itirazları red edilerek faiz yönünden bozulmuştur.
1086 sayılı HUMK 440/1 maddesinde “temyiz dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılması” ve 440/4 maddesinde de “Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması” karar düzeltme sebebleri arasında sayılmış olup davalı banka vekili karar düzeltme dilekçesinde bu sebeblere dayanmaktadır.
Yukarıda açıklanan HGK kararında da ifade edildiği gibi karar düzeltme sebeblerinden hangisine dayanıldığının açıklanmasına dahi gerek bulunmayan durumda, davalı banka vekilinin ileri sürdüğü temyiz nedenlerine göre inceleme yapılması gerekmektedir.
Karar düzeltme yolu, Yargıtay’ın kararını belli sebeblerle yeniden gözden geçirmesini sağlamaya yönelik ve temyiz yolunu tamamlayıcı bir kanun yoludur. Amaç, Yargıtayın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini ve onları düzelterek adaletin tecelli etmesini sağlamaktır.
Mudilerin off-shore alacaklarının tahsiline yönelik açılan davalarda zamanaşımının başlangıcının tesbitinde off-shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine ilişkin Yargıtay İctihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih ve 2021/7 esas, 2022/2 karar sayılı kararının davalı banka vekilince karar düzeltme dilekçesinin verildiği 18.11.2019 tarihinden sonra 08.10.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış bulunmasına, davalının karar düzeltme dilekçesinde ileri sürdüğü sebeblere ve temyiz dilekçesine atıf yapılmış olmasına göre 22.04.2022 tarihli Y.İ.B.H.G.K kararı gereğince, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının zamanaşımı yönünden de bozulması gerekirken yazılı şekilde davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.