YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5279
KARAR NO : 2022/9367
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/169 E. – 2019/256 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2021 tarih ve 2019/1329 E. – 2021/542 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1953 yılından beri ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan “BİLİM” ibaresini kullandığını, “BİLİM” markasının “ilaç ve sağlık” sektöründe tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin, 2017/16344 numaralı “BİLİMİN DOĞAYLA BULUŞTUĞU NOKTA” ibareli marka başvurusuna 116495 tescil numaralı BİLİM ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesince ve bu karara yaptıkların itirazın ise YİDK kararı ile reddedildiğini, davalı tarafın slogan markasının kendi içerisinde müvekkilinin BİLİM markasını nitelediğini ve vurgunun BİLİM ibaresi üzerinde olduğunu, dava konusu markanın müvekkili şirketin bilhassa 05. sınıf emtiada tanınmış markaları ile iltibas yarattığını ve ilgili tüketici kitlesi bakımından markalar arasında bağlantı kurulması ihtimalini doğurduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili müvekkili şirketin “BİLİMİN DOĞAYLA BULUŞTUĞU NOKTA” markası ile davacı tarafın BİLİM markasının karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olmadığını, müvekkilinin dava konusu markasını oluşturan ögelerden birinin alınarak
marka karşılaştırılması yapılmasının doğru olmadığını, markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin markası ile davalı markasının görsel olarak da tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin markasının slogan marka olup, herhangi bir şekil içermediğini, oysaki davacı markasının kelime + şekil markası olduğunu, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu markasının 03 ve 05. sınıf emtiayı, davacı şirketin markasının ise sadece “tıbbi müstahzarları” içerdiğini, davacı markasının 05. sınıf “tıbbi müstahzarlar” emtiası bakımından tescilli olması nedeniyle ilgili tüketici kitlesinin bilinçli tüketici kitlesi olduğunu ve bu tüketici kitlesinin markaları karıştırma ihtimalinin çok düşük olduğunu, davacı tarafın markasının tanınmış olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu 2017/16344 sayılı marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davacı markası arasında, 05. sınıftaki “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” emtiaları bakımından benzerlik bulunduğu, ancak markaları oluşturan işaretler arasında söz konusu sınıfın ilgili tüketici kitlesi yönünden 6769 s. SMK ’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, taraf markaları arasında 6/5 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluşmadığı, TP YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü taleplerine ilişkin olup ilk derece mahkemesince hedef kitlenin bilinçli tüketici olduğu gerekçesiyle davanın reddine, bölge adliye mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak davacının itirazına mesnet markası “BİLİM” ibaresinden oluşturulmuş olup ve 5. sınıftaki emtialar için tescil edilmiştir. Davalının başvuru markası ise “bilimin doğayla buluştuğu nokta” ibaresinden oluşturulmuş ve 3. ve 5. sınıftaki emtialar için tescil edilmiştir. Taraf markalarının ayırt edici ve baskın unsuru “bilim” ibaresi olup tescil edildikleri sınıflardaki ilaç ve takviyelerde etken madde değildir. Bu nedenle hedef kitlenin doktor ve eczacı gibi bilinçli olduğu şeklindeki gerekçe yerinde olmamıştır. Taraf markalarının ayırt edici ve baskın unsurları “bilim” ibaresi olduğundan tescilli oldukları sınıflar yönünden SMK 6/1 hükmü kapsamında karıştırılma ihtimali de dahil ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebep olabilecek şekilde görsel, işitsel ve sessel olarak benzer markalardır. Hal böyle olunca taraf markalarının iltibas oluşturabilecek şekilde benzer olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece aksi yönde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.