YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9461
KARAR NO : 2006/10227
KARAR TARİHİ : 07.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, dava dilekçesinde … olan adının “…”, … olan soyadının “…”, 10.4.1959 olan doğum tarihinin de 15.4.1961 olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 187. maddesi uyarınca kadın evlenmekle kocanın soyadını alır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden özellikle Savur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/78 Esas 2006/17 Karar Sayılı Yargıtay’dan da geçerek kesinleşen ilamından; davacının, kocası … …’in soyadının “…” olarak tashihen tesciline karar verilmiştir. Nüfus Kanununun 36. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendine göre, kocanın soyadı değişikliğinde nüfus müdürlüğü tarafından bunun eş ve ergin olmayan çocuklarının da soyadı yeni duruma uyarlanacağından mahkemece eş ve ergin olmayan çocukların da soyadlarının değiştirilmesine karar verilmesi isteminin reddi gerekirken bu hüküm dikkate alınmadan talebin kabulü yolunda hüküm kurulması,
2-Davacı, nüfus kütüğünde yazılı 10.4.1959 olan doğum tarihinin 15.4.1961 olarak değiştirilmesini istemiştir. Mardin Devlet Hastanesinden alınan 6.12.2005 günlü sağlık kurulu raporu düzeltilmesi istenen doğum tarihini doğrulamakta ise de, (25 yaşından sonra tıbben yaş tespiti olanaklı bulunmadığından) aslen 25 yaşın üzerinde olan davacının yaşının düzeltilmesi için yeterli sayılamaz. Kaldı ki tanığında davacının doğum tarihi ile ilgili bilgisi bulunmadığı açıktır. Doğum tutanaklarının ve buna dayanılarak oluşturulan nüfus kaydının aksi kanıtlanamadığından doğum tarihinin düzeltilmesine yönelik talebin reddine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 7.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.