Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/9551 E. 2023/168 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9551
KARAR NO : 2023/168
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/146 Esas, 2015/555 Karar sayılı
kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.05.2019 tarihli ve 14-2015/371815 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, katılanın apartmanda başka kişilerle husumetli olduğu, mesajların gönderildiği tarihe kadar sanık ve eşiyle görüşmeye devam ettiği, bu hususun sanık ile eşi tanık …’nın beyanlarından anlaşıldığı, apartman yöneticisi olması sebebiyle diyalog halinde olmaları, bu ilişki kapsamında temin ettiği mesajların gönderilmesinden 176 gün sonra şikayette bulunulmasının adli makamlara farklı şekilde yansıttığı, mesajların karşılıklı görüşme ürünü olduğunun da gelen telefon kayıtları ile ortada olduğu, ayrıca mesajların içeriklerine objektif olarak bakıldığında da mesajların her hangi bir cinsel içerik taşımadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği ve sair sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde mahkemece sanığın katılanın ikamet ettiği apartmanda yönetici olduğu, sanık … …’in kullandığı 0 541 897 00 00 numaralı telefondan katılanın kullandığı … numaralı telefona 13.07.2014 tarihinde “müsait misin istersen kimseye çaktırmadan gel muhabbet ederiz moraller sıfır”, “ne oldu cevap vermiyorsun”, “Gelicekmisin mesaj yada çaldır yeter”, “Niye cevap vermiyorsun”, 14.07.2014 tarihinde “Merhaba bu akşam müsaitsindir inşallah”, “Cevap verir misin kimseden de çekinmene gerek yok aramızda kalacak”, “Niye cevap vermiyorsun”, “Ne oldu küs müyüz cevap vermiyorsun” şeklinde mesajlar göndererek birden fazla cinsel taciz eyleminde bulunduğu, olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığı sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının yazı cevabı, katılana ait görüşme kayıtları ile dosya kapsamındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir .

IV. GEREKÇE

1.Mahkemece kabul edilen olayda; katılanın apartmanda diğer kişiler ile yaşadığı sorunlar sonrasında sanığın kendisine attığı mesajlarla rahatsız ettiğini beyan ederek yaklaşık 176 gün sonra savcılığa intikal ettirmesi ve tüm dosya kapsamına göre cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylem ile sanığın cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de;
Dosyada mevcut iletişim kayıtları ve katılanın anlatımına göre 14.07.2014 günlü cinsel taciz içeren son görüşmenin 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra gerçekleşmesi karşısında, belirlenen temel cezanın anılan bendin tatbiki suretiyle artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

2-Bozma sebebine uygun olarak tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2015 tarihli ve 2015/146 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ncı madde ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği,

Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.