Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5735 E. 2009/610 K. 02.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5735
KARAR NO : 2009/610
KARAR TARİHİ : 02.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin 16.08.2005 tarihinde üçüncü kişiye yaptığı satışın ödemesinin kredi kartıyla yapıldığını, yapılan işleme davalı bankanın onay verdiğini, ancak alışveriş tutarına bloke koyduğunu, bu arada davalı bankaca bloke koyduğu bu tutarla ilgili olarak müvekkiline vadesiz mevduat hesap cüzdanı düzenlenerek verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu konuda çekilen ihtarın da sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 16.08.2005 tarihinde yabancı bankaya ait kartla 9.650.YTL’lik işlem gerçekleştirildiğini, işlem tutarının işyerinin ortalama işlem tutarının çok üzerinde olduğunu, hemen işyerinin telefonla arandığında müşteriye malların teslim edildiği ve müşterinin dükkandan ayrıldığının bildirildiğini, bu durumun şüphe uyandırdığını, araştırma yapılması yoluna gidildiğini, sözleşmenin 9/j maddesi uyarınca bloke işlemi uygulandığını, sahtekarlık müfettişi tarafından karta ilişkin olarak bir adet sahtekarlık işlemi olduğu ve kredi kartı sahibinin Türkiye’deki işlemi kabul etmediği yolunda yazının bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 9.650.82 YTL asıl alacak, 31.40 YTL ihtiyati haciz masrafı ve 100 YTL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 9.782.22 YTL üzerinden ve takipten itibaren %35 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9/j maddesi “ banka yapılan işlemin detayları ile ilgili araştırma ihtiyacı hissettiğinde araştırma sonuçlanıncaya kadar üye işyerine söz konusu işlemlerle ilgili olarak ödeme yapmaz. Ödeme yapılan durumlarda söz konusu tutar geri alınabilir ve bu durumda banka üye işyerinin banka nezdindeki tüm hesaplarından söz konusu tutarı mahsuba yetkilidir. Banka söz konusu tutarı belirleyeceği kur ve döviz cinsinde bloke tutmaya yetkilidir”. 13/a maddesi ise “ üye işyeri sahibi/sahipleri istihdam ettikleri personelin münferiden ya da diğer kişilerle müştereken gerçekleştirebilecekleri mükerrer sahte,taklit veya tahribat ya da tahrifat neticesinde meblağ değiştirilen her türlü satış/alacak belgeleri gibi sahtecilik,emniyeti suistimal ve dolandırıcılık fiilleri ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek zarar, masraf ve her türlü harcamalardan dolayı şahsen sorumlu olacağını,kabul eder” hükümlerini taşımaktadır. Öte yandan davalı banka yurt dışı bankaya ödeme yaptığı savunmasında bulunmuştur. Gerek taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yukarıda anılan hükümleri gerekse davalının yurt dışı bankaya ödeme yaptığı yolundaki savunması üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.