YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12609
KARAR NO : 2023/9794
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Kasten yaralama suçundan tayin edilen 175 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 TL’den hesaplanmak suretiyle sonuç olarak 3.500,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası sonucunda 3.000,00 TL olarak hükmedilen adli para cezasının temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2009 tarih ve 2009/1082 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 2009/298 Esas, 2010/631 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca her iki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 2009/298 Esas, 2010/631 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 27.12.2010 tarihinde kesinleşmiş, ancak 27.06.2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/306 esas, 2015/195 Karar numaralı ve 19.02.2015 tarihli kararı ile 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 20.04.2015 tarihinde kesinleştiği ve bu suretle ihbarda bulunulması nedeniyle, Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/365 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde suç işlemesi nedeni sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
4. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/365 Esas, 2015/602 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24.12.2020 tarihli ve 2017/20971 Esas, 2020/21631 Karar sayılı ilâmıyla;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’nin mağdurlara yönelik zincirleme tehdit, mağdur …’a yönelik kardeşe karşı silahla kasten yaralama ve mağdurlara yönelik yakarak mala zarar verme suçlarını aynı zamanda işlediği anlaşılmakla, bu durumun uzlaştırmaya engel teşkil ettiği belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda hükmün açıklanacağı ihtarını içeren usülüne uygun davetiyenin tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, adresten ayrılması nedeniyle davetiye tebliğ edilemeden sanığın yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilerek, savunma hakkının kısıtlanması,
2-Yalnızca zincirleme tehdit suçuna yönelik olarak;
Mağdur …’nin aşamalarda, sanığın mağdur …’ı kastederek “sen karışma öldüreceğim bunu” dediğini, ayrıca kendilerini “jandarma gelsin gitsin ondan sonra ben size yapacağımı bilirim” diyerek tehdit ettiğini beyan etmesi ve 19.01.2010 tarihli oturumda şikayetten vazgeçmesi, mağdur …’ın ise mahkemede sanığın kendisini kastederek “sen karışma öldüreceğim bunu” dediğini belirtmesi karşısında; sanığın mağdur …’ye yönelik kabul edilen tehdit sözlerinin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılıp sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/287 Esas, 2021/1052 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü yapılarak sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci cümlesi, 62 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.620,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/287 Esas, 2021/1052 Karar sayılı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Atılı suçu işlemediğine
2. Mahkumiyete yeter nitelikte delil bulunmadığına
3. Eylemin meşru müdafaa kapsamında olduğuna
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olay günü tartışma sırasında sopayla kardeşi mağdur …’a vurmak suretiyle basit tıbbi müdahele ile giderilecek şekilde yaraladığı, ayrıca mağdura hitaben ‘seni öldüreceğim’ diyerek tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur … ile diğer mağdur E.D.’nin aşamalarda oluşa uygun ve çelişmeyen beyanları mevcuttur.
3. Mağdura ait 05.06.2009 tarihli doktor raporu dosya arasında mevcuttur.
4. Olay yeri görgü ve tespit tutanağı mevcuttur.
5. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
6. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Atılı Suçun İşlenmediğine, Mahkumiyete Yeter Nitelikte Delil Bulunmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurların beyanları, kolluk tutanakları, doktor raporları ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Meşru Savunma Hükümlerine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca olay sırasında olayın başında mağdurdan kaynaklanan, başka türlü bertaraf edilemeyecek ağır ve muhakkak bir tehlikenin henüz bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında ve kullanılan vasıtalar arasında orantının da bulunmadığı dikkate alındığında sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşulları oluşmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/1329 Esas, 2022/196 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.