YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4884
KARAR NO : 2022/11829
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakında İtiraz Hakem Heyetince verilen 18/10/2019 tarih ve 2019/İHK-14121 sayılı kararın, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesine yapılan istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 24/01/2020 tarihli ve 2019/3564 esas, 2020/93 karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılması üzerine, İtiraz Hakem Heyetince verilen 16/08/2020 tarih ve KIT/2020-199 sayılı kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 14/02/2018 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu araçla, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %26 oranında malul kaldığını, 30 gün geçici iş göremezliği bulunduğunu, davalı tarafından 20/02/2019 tarihinde yapılan 23.569,92 TL ödemenin hatalı ve eksik olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.800,00 TL sürekli, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL yol gideri, 1.200,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 TL nin davalıya ilk başvuru tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07/05/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 173.206,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığı, gelir belgesi eklenmediğinden başvurunun usulden reddi gerektiği, kusur raporu alınmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini belirterek, başvurunun usul ve esastan reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; makbuz olmadığından rapor ücreti talebinin reddine karar verilerek başvurunun kısmen kabulü ile 171.351,35 TL maddi tazminatın 20/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 24/01/2020 tarih ve 2019/3564 esas, 2020/93 karar sayılı kararı ile; davalıya yapılan başvuru üzerine bir eksiklik bildirilmediği gibi davacıya kısmi ödeme yapıldığı, kaldı ki sunulan maluliyet raporunun eksik ya da hatalı bulunması halinde eksikliği gidermek üzere davacıya kesin mehil verilmesi ve davalının hakem heyeti kararına karşı diğer itirazları incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,
davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderilmesine karar verilmiş; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince; Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davacıya güncel maluliyet raporu sunması için süre verildiği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre bir önceki raporu düzenleyen Dokuz Eylül Üniversitesinden alınan raporda davacı muayene edilerek alınan raporda maluliyet oranının %23 olarak belirlendiği, bu orana göre hesaplanan sürekli iş göremezlik zararından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; davalının itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 147.064,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle bilikte davalıdan tahsiline, bakiye sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve yol gideri taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle itiraz aşamasında kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21/07/2020 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, davacı yolcu olup kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına ve zarara sebep olanların KTK 88/1. maddesi gereğince zarardan müteselsil sorumlu olmasına, kaldı ki hem kaza tespit tutanağı hem de hakemce alınan kusur raporu uyarınca davalıya sigortalı aracın tam kusurlu bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 17.921,13 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının (6.4) nolu bendinde yer alan “17.921,13 TL” rakamı çıkartılarak yerine “3.584,22 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.