YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6154
KARAR NO : 2022/11836
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davası üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvuranın talebinin kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Geri çevirme kararı ile noksan ikmalinin yapıldığı anlaşılmakla, tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 17/01/2015 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacı desteği …’ün yolcu konumunda olduğu araçla çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, karşı aracın tam kusulu olduğunu, davalı tarafından 02/10/2018 tarihinde yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, davalıya yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak 5.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili itiraz aşamasında sunduğu tarihsiz miktar artırım dilekçesinde talebi 48.988,19 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili; davacıya 12/10/2018 tarihinde yapılan 36.347 TL lik ödeme ile sorumlulukları kalmadığını, müvekkiline sigortalı aracın tam kusurlu olmadığını, sağ kalanların destek paylarının saklı tutulması ve avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakemince; üzerinde anlaşılan tazminat tutarının davacıya ibraname karşılığı ödendiği, ibranamenin koşulsuz feragat beyanı içerdiği gerekçesiyle, başvurunun reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince;davacı tarafından iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde ibranamenin iptali istenilerek bakiye tazminat talebinde bulunulduğu, ibranamenin makbuz hükmünde sayıldığı, alınan bilirkişi raporuna karşı davalının herhangi bir itiraz ve beyanda bulunmadığı, aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedildiği, davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 48.988,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle dosya kapsamına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kabulünde bir isabetsizlik olmamasına, davalının hesap raporuna karşı herhangi bir itirazının bulunmamasına, davacının hesap raporunu kabul ettiğini belirterek bu rapor uyarınca miktar artırım talebinde bulunmasına, kazada davacı desteğinin vefat etmesi nedeniyle destek yönünden yeniden evlenme ihtimalinin söz konusu olmamasına, desteğin eşinin de aynı kazada vefat etmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 5.738,68 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının (4) nolu bendinde yer alan “5.738,68 TL” rakamı çıkartılarak yerine “2.725,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.