Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12312 E. 2023/9579 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12312
KARAR NO : 2023/9579
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2010 tarihli, 2010/8455 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2010/753 Esas, 2012/1074 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, aynı Kanunun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlendiği, bu kararın 19.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. … 2. Asliye Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/1051 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 04.03.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek anılan kararın 09.11.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbar edilmiştir.

4. İhbar üzerine … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2016/138 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2016/138 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/11741 Esas, 2017/14728 Karar sayılı kararı ile;
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniye bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve 2017/606 Esas, 2017/632 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2017 tarihli ve 2017/606 Esas, 2017/632 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2018/1656 Esas, 2021/17730 Karar sayılı kararı ile;
“CMK’nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının sanık ile müşteki veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacağı, uzlaştırmacının, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceği düzenlenmiş, sanık, müşteki veya suçtan zarar görenin kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Eğer uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabilecektir. Uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır ve normal posta yoluyla bu işlem gerçekleştirilemeyecektir. Açıklamalı tebligat ya da istinabe işlemi ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında, uzlaşma teklif formunun şikayetçiye iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği anlaşıldığından, uzlaşma tekliflerinin taraflara yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine hükmolunması,”
Nedeniye bozulmasına karar verilmiştir.

8. Bozma üzerine, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2022 tarihli ve 2022/95769 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ün Temyiz Sebepleri;
1. Hükmü temyiz etme iradesine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde karşılaşan katılan ile sanığın belirlenemeyen bir sebepten tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında sanığın katılana “senin yüzünden ceza aldım, başka yere atanırsam seni öldürürüm, bu hayatta birimizden birimiz kalacak” demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Tanık B.H.’nin mağdurun beyanları doğruladığı, ve olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı görülmüştür.

4. Taraflara tebligat yapıldığı halde uzlaşma teklifine cevap vermediklerinden dolayı uzlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, 29.11.2021 tarihli uzlaştırma raporu dosya arasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Dosya içerisinde yer alan 29.11.2021 tarihli Uzlaşma Raporu içeriğine göre, taraflara tebligat yapıldığı halde uzlaşma teklifine cevap vermediklerinden dolayı uzlaşmanın sağlanamadığı gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanun’u (7201 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca; Uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin bulunması halinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem yapılması ve tebligat işlemlerinin sonuçlandırılması gerektiği, 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü uyarınca katılanın duruşmada beyan ettiği adrese tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21. maddesi uyarınca tebligat işlemlerin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, duruşmada bildirdiği adres yerine başka bir adrese tebligat çıkartılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2021/400 Esas, 2022/300 Karar sayılı kararının, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.