Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/425 E. 2023/1161 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/425
KARAR NO : 2023/1161
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2010 tarihli ve 2010/1357 Soruşturma, 2010/1638 Esas, 2010/477 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2013 tarihli ve 2010/293 Esas, 2013/100 sayılı Kararı ile sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Çankırı Devlet Hastanesince hastane kalorifer yakıtı alımı için 10.12.2009 tarihinde yapılan ihalenin sanığın müdürlüğünü yaptığı … Petrol Ürünleri Limited Şirketi tarafından kazanıldığı, yapılan sözleşme uyarınca kalorifer yakıtının Tüpraş ve anabayi çıkışlı olarak alınıp hastaneye teslim edilmesinin öngörüldüğü, bu çerçevede 11, 14, 19 ve 21 Ocak ile 3 Şubat 2010 tarihlerinde toplamda 6 parti halinde ürünün teslim edildiği, yapılan araştırmaya göre teslim edilen ürünlerin Tüpraş ve anabayi çıkışlı olmadığı, bu şekilde nitelikleri sözleşmede belirtilen yerine başka bir ürünün teslim edildiği, 20.11.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ihale evrakı, dosya kapsamındaki belge ve beyanlar gözetilerek yapılan incelemeler sonucunda özet olarak, sanığın teslim ettiği kalorifer yakıtının hileli davranışlar nedeniyle şartname ile öngörülen nitelikte olmadığı, ayrıca sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle 2.086,00 TL kurum zararı oluştuğu ancak kesin teminat miktarı olan 29.760,00 TL’nin de irat kaydedildiği, bu nedenle ilgili kurumun zarara uğramadığı şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, sanığın ihale şartnamesinde belirlenen üründen farklı bir ürün teslim etmiş olması nedeniyle edimin ifasına fesat karıştırma suçunun sübuta erdiği kabul edilerek mahkemece atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
11, 14, 19 ve 21 Ocak ile 3 Şubat 2010 tarihlerinde yapılan teslimatlardan alınan numuneler üzerinde Türk Standardları Enstitüsü Ankara Laboratuvar Grup Başkanlığı ve Türk Akreditasyon Kurumunca yapılan analizlere ilişkin raporlarda teslim edilen ürünlerin ihale sözleşmesinde belirtilen “fuel oil 4 kal-yak” niteliğini taşıdığı, 20.11.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre edimin sözleşmede belirtilen maddelere aykırı olarak yerine getirilmesi sonucunda kurum zararı tespit edilmediği, edimin ifasına fesat karıştırma suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesindeki suç tanımında zarar unsur olarak açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte, 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’a ilişkin değişiklik önergesinin gerekçesinde de ihaleye fesat karıştırma suçunun temel şekline ilişkin ceza ile 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinde düzenlenen ve bir zarar suçu niteliği taşıyan edimin ifasına fesat karıştırma suçunun cezası arasındaki uyumsuzluğu gidermek amacıyla 235 inci maddenin birinci fıkrasındaki cezaların alt ve üst sınırlarında değişiklik yapıldığının ifade edilmesi karşısında, zararın suçun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği, kurum zararı bulunmayan somut olayda sanığın atılı suçtan beraati yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dosyadaki adli sicil kaydına göre sabıkasız olup, lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunan sanığın duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz hal ve tavırları bulunmadığı halde hukuka aykırı olarak hakkında gerekçesiz bir şekilde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2013 tarihli ve 2010/293 Esas, 2013/100 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve sair nedenlerle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.