Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/6890 E. 2023/2264 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6890
KARAR NO : 2023/2264
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan
mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2015 tarihli ve 2015/4955 Soruşturma, 2015/1705 Esas, 2015/109 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/214 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/78 Esas, 2016/24 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 75 gün karşılığı 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; müvekkiline sunduğu hukuki mütalaanın mahkemece suç unsuru sayıldığına, şikayetçinin zararının giderilmediği hususunun doğru olmadığına, zararın icra yoluyla kendisinden tahsil edildiğine ve hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Kütahya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, şikayetçiye ait taşınmaza haksız yere tecavüz edilmesi nedeniyle ilgililer hakkında gerekli davaları açmak ve hukuki işlemlerde bulunmak üzere vekalet ücreti ve masraflara mahsuben şikayetçiden 2.000 TL aldığı halde gereğine tevessül etmediği için icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; sanık ile şikayetçinin zaten dava açılması konusunda anlaşmış oldukları, açılacak dava sonucunda masraf çıkarsa buna şikayetçinin katlanacağı ve bu durumun sanığın görevini yerine getirmemesine mazeret sayılamayacağı kabul edilerek sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve müsnet suçu işlediği sabit görülerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Şikayetçinin uğradığı zararın Emet İcra Müdürlüğünün 2014/229 Esas sayılı dosyası üzerinden icra yoluyla tahsil edildiğini savunan, suç tarihinden sonra kesinleşen mahkumiyet hükmü dışında adli sicil kaydı bulunmayan ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereği cezasından indirim yapılan sanık hakkında, savunmasında belirttiği şekilde şikayetçiye ait zararın giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ”Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması ve müştekinin zararının giderilmemiş olması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/78 Esas, 2016/24 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.