Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16473 E. 2023/561 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16473
KARAR NO : 2023/561
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2014/2076 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan bozulup beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece “Sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçu yönünden ise; her ne kadar tanık olarak takdiren yeminsiz dinlenen sanığın annesi mahkememiz huzurundaki beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını inkar etmiş ise de öz kızı olan sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olarak beyanda bulunduğu, soruşturma aşamasındaki beyanlarında kızını doktora götürmek için evden çıktıkları kızının müdahilin yanına gitmek istediği, onu engelleyemediği ve aniden katılanın odasına girdiği şeklindeki anlatımlarının olayın işleyişi katılanın aşamalardaki tutarlı ifadeleri ve sanığın savunmaları ile ve hayatın olağan akışı ile de daha uyumlu olduğu anlaşılmakla ve sanığın savunmasında müdahil ile karşılıklı bir gönül ilişkileri olduğunu beyan etmesine rağmen buna dair mesaj arama kaydı vs herhangi bir delil de ibraz edememiş olması dikkate alınarak sanığın katılana yönelik cinsel taciz suçu mahkememizce sabit görülmüştür.

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Gözlem İhtisas Dairesi’nin 12/03/2014 tarihli raporu içeriğine göre sanığın suç tarihi itibariyle, işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacak ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalacak derecede akıl hastası (hezeyanlı bozukluk) olduğu anlaşıldığından TCK’ nun 32/1 maddesi uyarınca hakkında ceza tertibine yer olmadığına, TCK’ nun 57/1-2 maddesi uyarınca akıl hastası olan sanığın, toplum açısından tehlikeliliği ortadan kalkıncaya veya önemli ölçüde azalıncaya kadar, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına, akıl hastası olan sanığın, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme kararıyla serbest bırakılmasına karar verilmiş,” şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, mağdur beyanı, tanık ifadeleri, olayın intikal şekli ve zamanı ve tüm dosya içeriğinden sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması nedeniyle kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2014/2076 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.