YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27850
KARAR NO : 2023/733
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2011 Tarih ve 2011/41 Esas, 2011/72 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Mağdur …’e (…) yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun’un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Mağdur …’na yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, adı geçen Kanun’un 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Mağdur …’na yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun’un 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
B. … Sulh Ceza Mahkemesinin Kararının O yer Cumhuriyet Savcısının Temyizi Üzerine Dairemizin 01.02.2016 tarihli ve 2013/33471 Esas, 2016/1539 Karar sayılı kararı ile;
1-Sanığın, mağdur …’na önce silah sayılan hortumla vurduğu daha sonra da tahra ile vurmaya çalıştığı ancak vuramadığı, kabulünde bu yönde olduğu olayda, hortumla vurmak suretiyle silahla yaralama eylemi tamamlandığı halde tamamlanmış eylemden hüküm kurulması yerine, tahra ile vurmaya çalışmak şeklindeki teşebbüs aşamasında kalan eylemden ceza verilerek eksik cezaya hükmolunması,
2-Yaralama eylemlerinde TCK’nın 86/2 maddesi gereğince temel ceza belirlenerek, bu ceza üzerinden artırım yapılması gerekirken 86/2, 86/3e ve 86/2, 86/3a maddeleri yazılarak temel cezanın belirlenmesi,
3-Tekerrüre esas alınan kararın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve kasıtlı bir suçtan mahkumiyet niteliğinde olmayan bu kararın tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
4-Tanıkların olayın başlangıcı hakkında beyanları olmaması, tarafların da ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiğini ileri sürmesi karşısında, olayın başlangıcı ve çıkış nedeni üzerinde durularak haksız tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5-Sanığın, kızı olan mağdur … …’na vurmadığını savunması, tanıkların da sanığın mağdur …’ye vurulduğunu görmediklerini ifade etmeleri, mağdur …’nin soruşturma ifadesinde babası olan sanığın hortumla vurduğunu ifade etmesine karşın, duruşmada kendisine vuran olmadığını beyan etmesi, adli raporda da darp-cebir izi olmadığının tespit edilmesi karşısında, hangi kanıtlara dayanılarak sanığın kızı …’nu yaraladığının açıklanmaması,
6-CMK’nın 324/2 maddesine göre yargılama giderlerinin hükümde gösterilmesi gerekirken, “gerekçeli karar da gösterilmesine” denilmek suretiyle anılan yasal düzenlemeye aykırı davranılması, bunun yanı sıra gerekçeli kararda da her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderlerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği gözetilmeden sanık ve temyiz incelemesi dışında olan sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilerek CMK’nın 324/2. maddesine aykırı davranılması,
7-TCK’nın 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunurken, yoksunluk süresinin açıkça belirtilmemesi, bunun yanında Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma Üzerine Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu … Asliye Ceza Mahkemesinin, Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Mağdur …’na yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, adı geçen Kanun’un 29 ve 62 maddeleri uyarınca 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Mağdur …’na yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, adı geçen Kanun’un 29 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Mağdur …’e (…) yönelik kasten yaralama suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkumiyetine karar verilen suçların unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak delil olmadığına ve hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın damadı olan mağdur … ile arasında çıkan tartışmada, adli emanette kayıtlı ağaç sopa ve hortum ile mağdura vurduğu, yine adli emanette kayıtlı orak ile mağdura vurmaya çalıştığı, mağdurun eylem neticesinde hakkında tanzim edilen adli rapordan hareketle vücudunda ödem, sıyrık oluşacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı ve “Seni geberteceğim, sinkaf edeceğim.” şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu Yerel Mahkemece kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Suçu İşlemediği Yönündeki Temyizinde;
Tüm dosya kapsamı, mağdur …’nun şikâyetten vazgeçmesine rağmen aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, mağdura ait adli rapor ve tanık …’nin beyanı karşısında, sanığın üzerine atılı kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinin sabit olduğu ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Ancak, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
D. 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması.” şeklindeki gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.