YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3255
KARAR NO : 2023/84
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak 270 ada 32 parsel ve asli müdahil davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına; 294 ada 4 parsel ve 271 ada 7 parsel yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı … vekili Av. … ile davacı vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dileçesinde, …. Noterliğinin 21.04.2005 tarihli 12720 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile 270 ada 32 parsel, 271 ada 7 parsel ve 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazlardaki vaat borçluları … adına kayıtlı ya da miras yoluyla intikal edecek payların tamamının satışı vaat edildiği halde bir kısım payların mirasçıların adlarına intikalleri yapılarak aynı gün dayılarının oğlu olan ve diğer müşterek malik … mirasçısı davalı …’e 25.04.2011 tarihinde muvazaalı olarak tapudan devredildiğini belirterek yolsuz tescil işlemlerinin iptali ile 294 ada 4 parselde halen davalılar …, …, … adına kayıtlı payların iptaliyle davacı adına tescilini, tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde sözleşmeye konu taşınmazların güncel kıymet bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
2.Davacı asil 30.04.2015 tarihli celsede 270 ada 32 parsel sayılı taşınmazdaki davasından vazgeçmiştir.
3.Asli müdahil … vekili 27.02.2012 tarihli dilekçesinde, dava konusu satış vaadi sözleşmesinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaat edenler vekili olan … ile 03.03.2009 tarihinde imzalanan basit yazılı sözleşmede bu hususun sabit olduğunu eski eşi olan davacıya inancı nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin davacı lehine yapıldığını, asli müdahil … tarafından tayin edilen vekil…tarafından vekaletnamenin kötüye kullanılarak dava konusu payların davalı …’e satıldığını belirterek davalılar adına kayıtlı ve davalı …’e satılan payların iptali ile asli müdahil … adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar …, …, …, 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki adlarına kayıtlı 1/12’şer payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini kabul etmişlerdir.
2.Bir kısım vaat borçluları mirasçıları olan davalılar, taşınmazların tapuda devrinin sağlanması amacıyla davacının eşi ve asli müdahil …’e vekalet verdiklerini, …’ün de …’i vekil tayin ettiğini, dava konusu taşınmazlardaki payların kendilerinden habersiz şekilde ve muvazaalı biçimde … tarafından davalı …’e devredildiğini, muvazaalı işlemleri yapanların asli müdahil olan davacının eşi …, davalı …’in kardeşi olan vekil … ile davalı … olduğunu, yapılan satışın iptali gerektiğini savunmuşlardır.
3.Davalı … vekili, müvekkilinin ayni hak sahibi olduğunu, davacının kişisel hakkından dolayı açılan davanın dinlenmeyeceğini, tapuda hiç bir şerh ve kısıtlama olmadan iyi niyetle bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2015 tarihli ve 2011/516 Esas, 2015/257 sayılı Kararıyla; dava konusu 270 ada 32 sayılı parsel yönünden vazgeçme nedeniyle davanın reddine, 294 ada 4 parsel ile 271 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne davalı … adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline, müdahil davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili, davalı … vekili ve bir kısım davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.12.2015 tarihli 2015/13159 Esas, 2015/11074 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bir kısım davalının payı yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Dairenin 30.11.2016 tarihli ve 2016/5136 Esas, 2016/9904 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2016/640 Esas, 2017/778 sayılı Kararı ile davacının davasının vazgeçme nedeniyle dava konusu 270 ada 32 parsel yönünden reddine, davacının davasının diğer parseller olan …Mahallesi 294 ada 4 parsel ile 271 ada 7 parsel yönünden kabul edilerek gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi sonucu davacıya verilmesi vaat edilen paylar ile bu paylardan bir kısmının satışına ait tüm payların iptal edilerek her iki parselde toplam 1/2 payın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2018/876 Esas, 2018/4857 Karar sayılı ilamıyla; infaza elverişsiz hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D.İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/542 sayılı Kararı ile dava konusu 270 ada 32 parsel yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacının davasının davalılar Şerife Dudu mirasçıları …, … ile … (…) açısından dava konusu 294 ada 4 parsel ile ilgili olarak kabulü ile dava konusu parseldeki bu davalıların 1/12 şer paylarının iptali ile payların birleştirilmek suretiyle toplam 1/4 pay olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının davasının … … mirasçıları davalılar …, …, … (…) yönünden tazminat olarak kabulü ile satış bedeli olan 250.000 USD’nin dava tarihi itibariyle karşılığı 469.550,00 TL’nin bu davalılar …, …, … (…)’dan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının davasının … … mirasçıları …, … ve … (…) yönünden tapu iptali tescil talebi ile ilgili olarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
E.Üçüncü Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, asli müdahil vekili, davalı … vekili ve bir kısım davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2020/739 Esas, 2020/8705 Karar sayılı ilamıyla; asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddine; davacı ve davalı Sema … vd. vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden ise, davalı …’e yapılan satışın muvazaalı olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, adı geçen davalının iyi niyetli de olmadığı, mahkemenin, davacının dayanağı şahsi hakkını ayni hak sahibi olan davalı …’e ileri süremeyeceği gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil talebinin reddiyle diğer davalılar aleyhine açılan tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı; davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı şahsi hakkını, kötüniyetli ayni hak sahibi olan davalı …’e karşı ileri sürüp tapu iptali ve tescil talebinde haklı bulunduğu gözetilerek davalı …’in dava konusu 271 ada 7 parsel ve 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda 25.04.2011 tarihli resmi senetle satın aldığı hisselerin de iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği; kabule göre de, davalılar Şerife Dudu mirasçıları …, … ile … (…) açısından 294 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak hüküm verilmesine rağmen, diğer dava konusu 271 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairenin 08.06.2021 tarihli ve 2021/1267 Esas, 2021/3854 sayılı Kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
F.İlk Derece Mahkemesince 3. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/350 Esas, 2022/35 sayılı Kararı ile 270 ada 32 parsel sayılı taşınmaz ile asli müdahilin talepleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına; davacının 294 ada 4 ve 271 ada 7 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, müvekkiline yapılan devrin muvazaalı olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, satış bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, 270 ada 32 parsel sayılı taşınmaz ile asli müdahilin talepleri bakımından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini ve bu talepler bakımından müvekkili lehine nispi vekalet ücretine ve harca hükmedilmediğini beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 inci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
2.Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
3.Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, yeni bir hükümdür ve hüküm bir bütündür.
2. Değerlendirme
Bozma ilamına uyulmasından sonra asli müdahilin talepleri ile davacının 270 ada 32 parsel sayılı taşınmaza yönelik vazgeçme beyanı hakkında mahkemece yeniden bir karar verilmesi ve bu talepler bakımından da yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, 270 ada 32 parsel sayılı taşınmaz ile asli müdahilin talepleri yönünden hüküm tekrarı yapılmaması doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
3.Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan ve asli müdahilden alınarak davalı …’e verilmesine,
4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
5.Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
6.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.