Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/268 E. 2006/778 K. 09.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/268
KARAR NO : 2006/778
KARAR TARİHİ : 09.02.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı yönetici vekili, 1.038.650.000 TL yönetim alacağı, 82,700.000 TL gecikme tazminatı ile 155.650.000 TL yasal faiz olmak üzere toplam 1.277.000.000 TL.nın davalıdan tahsili için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece yönetim alacağı ve faiz olmak üzere toplam 1.194.300.000 TL üzerinden takibin devamına, diğer talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde kira başlangıç tarihi 1.7.2000 ile 1.7.2002 tarihleri arasındaki döneme ait borç ve ödemelerini bir çizelge ile gösterip buna göre 217.950.000 TL borcu olduğunu savunmuş, davalı vekili de temyiz dilekçesinde davalının taşınmazdan 7.7.2002 tarihinde ayrıldığını bundan sonraki döneme ait borçtan müvekkilinin sorumlu tutulama- yacağını ileri sürmüştür.
Kat Mülkiyeti Yasasının 22. maddesi hükmüne göre, bağımsız bölüm maliki yanında anataşınmazda kira aktine veya sükna hakkına dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar ortak giderlerden müteselsilen sorumlu ise de takibin yapıldığı tarihte anataşınmazı tahliye etmiş olan kişi hakkında bu hüküm geçmiş ortak giderlere ait olsa da uygulanmaz. Çünkü sözü edilen maddenin 1. fıkrasının son cümlesi hükmüne göre, bu şekilde sorumlu tutulan kiracının sorumluluğu ancak kira miktarı ile sınırlı olduğu gibi, bu davada dikkate alınmayacak olan bağımsız bölüm maliki ile kiracı arasındaki sözleşmeye tabi olmak üzere kira borcundan da düşülebilecektir.
Bu nedenle mahkemece takip tarihinde (29.4.2003) kira ilişkisinin sona erip ermediği araştırılıp yukarıdaki hususlar dikkate alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Davalının geçmiş günler faizinden sorumlu tutulabilmesi için temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Borcun ödeneceği gün daha önce davalıya bildirilmemişse davalı ancak aleyhinde yapılan icra takibinin tebliği ile (ödeme emri tebligatı) borcu öğrenmiş bulunacağından, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekeceğinden mahkemece bu hususlar dikkate alınıp gerekli araştırma yapılmadan takip talebinde istenen 155.650.000 TL yasal faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.