Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15560 E. 2023/260 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15560
KARAR NO : 2023/260
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararı ile sanıkların kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanıkların aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrir sayılmalarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine, sanık …’ın 08.08.2016 tarihli temyiz ve eski hâle getirme talebiyle ilgili olarak … Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/117 Karar sayılı ek kararı ile sanığın talebinin reddine karar verilmiştir.
3. Dairemizce, suçtan zarar gören Adalet Bakanlığına gerekçeli kararın tebliğ edilmesi gerektiğinden bahisle verilen 12.09.2022 tarihli ve 2021/1567 Esas, 2022/14448 Karar sayılı karardan sonra, gerekçeli karar 07.11.2022 tarihinde usûlüne uygun olarak Adalet Bakanlığına tebliğ edilmiş, ancak Adalet Bakanlığı vekili … Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazıp dosyaya sunmuş olduğu 15.11.2022 tarihli dilekçesinde katılma talebinde bulunmuş, temyiz talebinde bulunmamıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istekleri; devlet malına zarar verme iddiasını kabul etmediklerine, suça konu telefonların bağlantısı sağlam olmadığından hızlıca kapatırken kırıldıklarına, buna rağmen zararı giderdiklerine, ancak haklarında takdirî indirim maddesinin uygulanmadığına, bu nedenlerle karara itiraz ettiklerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamına göre; sanık …’ın, … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu suç tarihinde, kendisini ziyarete gelen kardeşi sanık … ile tartışması sonucu görüş yerinde kendi bölmesinde bulunan bir adet sabit telefonu kırdığı, yine sanık …’in de kendi bölmesinde yer alan iki adet sabit telefonu kırdığı ve bu şekilde sanıkların atılı suçu işledikleri, soruşturma devam ederken sanık …’ın zararın tamamını karşıladığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Adalet Bakanlığı vekilinin, … Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazıp dosyaya sunmuş olduğu 15.11.2022 tarihli dilekçesinde katılma talebinde bulunduğu, temyiz talebinde bulunmadığı anlaşıldığından; Ek Tebliğname’deki yasal süreden sonra Adalet Bakanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulduğundan bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi talebine iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisi, 5271 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğundan ve sanığın 08.08.2016 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemenin 06.10.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/117 Karar sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu ve MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre muhtara yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması nedeniyle sanığın eski hale getirme isteminin kabulü ile öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz isteminin de süresinde olduğu belirlenmiştir.
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’ın karar tarihinden sonra 26.08.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
nedeniyle anılan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazlarının reddiyle sanık … hakkındaki kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık … hakkındaki kamu malına zarar verme suçundan kurulan ve diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.